2senedir hastalıklarla uğraşıyorum. Ve artık katlanamıyorum.
Troid hastasıyım insülin direncim var 2sene önce kolum kırıldı sinir hasarı kaldı 2 senede 6 kere sinir işlemi bir kere göğüs cerrahisiyle sinirlerim yakıldı tek taraflı ter bezim alındı şimdi bir ameliyat kararı almam lazım ve bu süreç aşırı yıprattı çok yoruldum bunaldım evden çıkamıyorum ayrıca ilacı kullanıyorum nasıl baş edicem bilmiyorum artık katlanamıyorum ağır ilaçlar kullanıyorum kendimi iyi hissetmiyorum sanki çöküş yaşıyorum. Hayatımın en psikolojik zor zamanını yaşıyorum hersey üstüme geliyor herkes bişey diyor
Bu soru 26 Haziran 2026 15:05 tarihinde Psikolog Ecem Bakıner tarafından cevaplandı.
- Paylaş:
Merhaba sevgili danışan,
Yazdıklarınızı okurken ne kadar yorulduğunuzu, bunaldığınızı ve artık taşımakta zorlandığınız çok ağır bir yükün içinde olduğunuzu hissedebiliyorum. Gerçekten de bu kadar sağlık sorunuyla peş peşe mücadele etmek, ameliyatlar geçirmek, belirsizliklerle yaşamak ve şimdi yeniden bir ameliyat kararı vermek zorunda kalmak hem bedensel hem de ruhsal olarak oldukça yıpratıcı bir süreç.
Yazdıklarınızı birlikte ele almak isterim. Tiroid hastalığı, insülin direnci, kolunuzdaki sinir hasarı, defalarca geçirdiğiniz girişimler, kullandığınız ağır ilaçlar... Bunların her biri tek başına bile insanın yaşamını zorlaştırabilecek deneyimler. Siz ise bunların hepsini aynı anda yaşamaya çalışıyorsunuz. Bu nedenle "çöküş yaşıyorum", "katlanamıyorum" ya da "evden çıkamıyorum" demeniz, yaşadığınız sürecin ağırlığı düşünüldüğünde oldukça anlaşılır görünüyor.
Uzun süre boyunca devam eden sağlık sorunları yalnızca bedeni değil, zihni ve sinir sistemini de etkileyebilir. Sürekli yeni bir tedavi sürecine hazırlanmak, ağrıyla yaşamak, ameliyat kararları vermek ve belirsizliklerle karşılaşmak kişiyi zamanla sürekli tetikte hissettirebilir. Böyle dönemlerde yaşanan çökkünlük, isteksizlik, geri çekilme ya da hiçbir şeye gücünün kalmadığını hissetme; çoğu zaman bir zayıflık göstergesi değil, uzun süredir devam eden yoğun bir yükün doğal bir sonucu olarak ortaya çıkabilir.
Bu noktada belki de kendinize şu soruyu sormak iyi gelebilir: "Şu an bedenimin ve ruhumun benden en çok istediği şey ne?" Elbette ilk akla gelen ihtiyaç iyileşmek olacaktır. Ancak bunun yanında anlaşılmaya, yargılanmadan dinlenmeye, biraz dinlenmeye, kendinize şefkat göstermeye ve sürekli güçlü olmak zorunda hissetmediğiniz küçük alanlar oluşturmaya da ihtiyacınız olabilir.
Elbette ki ilk ihtiyacınız iyileşmek. Ancak bunun yanı sıra ruhsal ihtiyaçlarınızın da olduğunu unutmamak önemli. Belki de şu sıralar en çok; birinin sizi gerçekten dinlemesine, yaşadıklarınızı anlamasına ve hem kendinize hem de bedeninize biraz daha şefkatle yaklaşabilmenize ihtiyacınız var. Uzun zamandır pek çok zorlukla baş etmeye çalışıyorsunuz. Bu yüzden belki de kendinize, her şeyi çözmeye çalışmadığınız, sadece biraz durup nefes alabildiğiniz küçük anlar tanımaya ihtiyacınız olabilir.
Bunun için size küçük bir egzersiz önermek isterim. Rahatça oturabileceğiniz bir sandalyeye geçin ve ayak tabanlarınızın yere temas ettiğini fark edin. Ardından burnunuzdan yavaşça nefes alıp ağzınızdan yavaşça vererek beş nefese odaklanın. Nefes verirken içinizden "Şu an sadece nefesimi fark ediyorum. Şu anda ve buradayım." cümlesini tekrar etmeyi deneyebilirsiniz. Çok basit gibi görünse de bu tür kısa molalar, sinir sistemine bulunduğunuz anda güvende olduğunu hatırlatmaya yardımcı olabilir.
Bir de kendinize nazikçe şu soruyu yöneltebilirsiniz: "Şu an herkesin ne dediğini bir kenara bıraksam, benim gerçekten neye ihtiyacım var?" Çünkü bazen çevremizden gelen sesler o kadar çoğalır ki kendi sesimizi duymakta zorlanabiliriz. Cevabını hemen bulmanız gerekmiyor; bu soruyu kendinize yöneltmek bile dikkatinizi yeniden kendi ihtiyaçlarınıza çevirmeye başlayabilir.
Son olarak şunu söylemek isterim: Şu an gerçekten hayatınızın çok zor bir döneminden geçiyorsunuz. Bu kadar yoğun tıbbi süreçlerin içinde kendinizi psikolojik olarak tükenmiş hissetmeniz, yaşadığınız yükle uyumlu bir durum gibi görünüyor. Bu nedenle yalnızca fiziksel tedavinize değil, ruhsal iyilik halinize de alan açmanız oldukça kıymetli olabilir. Eğer bu duygular giderek yoğunlaşıyor, günlük yaşamınızı sürdürmekte zorlanıyor ve yükün tek başınıza taşınamayacak kadar ağır olduğunu hissediyorsanız, sizi yargılamadan dinleyebilecek bir psikologdan destek almayı değerlendirmeniz faydalı olabilir. Bazen bu yükü tek başına taşımaya çalışmak yerine, onu biriyle paylaşabilmek bile süreci biraz daha katlanılabilir hâle getirebilir.
Tekrardan danışmak istediğiniz bir konu olursa, sizin için her zaman burada olacağım.
Sevgiyle Kalın, geçmiş olsun
Psikolog Ecem Bakıner
Yasal Bilgilendirme: Bu içerik tanı ve tedavi niteliği taşımayan, genel psikolojik bilgilendirme amaçlıdır.