Aile

Annemin beklenti yası sürecine nasıl destek olabilirim?

Gizli Kullanıcı16 Haziran 2026 15:50

​Şu an ailece çok ağır ve karmaşık bir kriz döneminden geçiyoruz ve hem kendim hem de annem için profesyonel bir desteğe ihtiyacım var. ​Dedeme ölümcül bir hastalık teşhisi kondu ve ameliyat olsa bile maksimum 1-1.5 yıl ömrü kaldığını öğrendik. Şu an doktor doktor geziyorlar ama sonuç aynı. Bu acı haberle birlikte aile tamamen altüst oldu. Annem bi yandan kalp hastası olan babamın ilaçlarının sorumluluğunu taşırken bi yanda bu olması onu çok yordu. Benimse iki gün sonra mezuniyetim var... ​Annem iki gündür ağlıyor. "Babam ölecek, bunu bilmek çok kötü." diyor.. ​Bir yanım annemin çaresizliğine şahit olduğu için kahroluyor ve ona nasıl destek olacağımı bilemiyor diğer yanım hayatımın bu önemli anında parça parça kalacağı için kendini kötü hissediyor. Üstelik gelecek zaman için dedem öldükten sonra anneanneme kim nasıl bakacak gibi büyük bir kaygı da omuzlarımıza çökmüş durumda. ​Hem annemin bu ağır yas ve baskı sürecini daha sağlıklı göğüslemesine nasıl yardımcı olabilirim? Hem de kendi içimdeki bu suçluluk ve hissiyle nasıl baş edebilirim? Annem ağlarken ben gülmek istemiyorum...haksızlık gibi geliyor. Annemse benim mezuniyetim için çok heyecanlıydı dedemin ömrünü öğrenene kadar. Bu süreçte psikolojik olarak ayakta kalabilmemiz için bize nasıl bir yol önerirsiniz?​Şimdiden desteğiniz için teşekkür ederim.

Bu soru 28 Haziran 2026 10:29 tarihinde Psikolog Ecem Bakıner tarafından cevaplandı.

  • Cevaplandı

  • Paylaş:

Merhaba sevgili danışan,


Yazdıklarınızı okurken, aynı anda ne kadar fazla yük taşımaya çalıştığınızı hissedebiliyorum. Bir yandan dedenizin hastalığıyla ilgili aldığınız bu ağır haber, bir yandan annenizin yaşadığı acıya tanıklık etmek, diğer yandan ise yıllardır emek verdiğiniz mezuniyetiniz... Sanki hayat, birbirinden çok farklı duyguları aynı ana sığdırmış gibi. Böyle bir süreçte kendinizi yorgun, çaresiz ve iki arada kalmış hissetmeniz oldukça anlaşılır.


Aslında yazdıklarınızda en çok dikkatimi çeken şey, sadece dedeniz için değil; anneniz, babanız, anneanneniz ve hatta gelecekte yaşanabilecekler için de büyük bir sorumluluk hissetmeniz oldu. Sanki herkesin yükünden biraz olsun pay almaya çalışıyor gibisiniz. Bu da omuzlarınızdaki yükü daha da ağırlaştırıyor olabilir.


Anneniz açısından baktığımızda ise şu an yaşadığı şey, aslında henüz kayıp gerçekleşmeden başlayan bir yas süreci gibi görünüyor. Çok sevdiği babasının öleceğini bilerek yaşamak, her gün bu düşünceyle uyanmak ve buna hazırlanmak zorunda kalmak oldukça derin bir acı yaratabilir. Böyle zamanlarda insanların çoğu, acılarının çözülmesinden çok, birileri tarafından görülmeye ve anlaşılmaya ihtiyaç duyar.


Belki annenize verebileceğiniz en kıymetli destek, onun acısını değiştirmeye çalışmadan yanında kalabilmek olabilir. "Üzülme." ya da "Güçlü ol." demek yerine, "Anne, bunun senin için ne kadar zor olduğunu görebiliyorum." diyebilmek... Bazen birlikte sessizce oturmak, elini tutmak, sarılmak ya da birlikte ağlamak bile "Bu yükü tek başına taşımıyorsun." mesajını verir. Çünkü bazı acılar konuşularak değil, birlikte taşınarak biraz daha hafifler.


Bir taraftan da annenizin acısını gördükçe onu korumak, yükünü almak ve iyi hissettirmek istemeniz çok anlaşılır. Ancak burada kendinize küçük bir hatırlatma yapmanız da önemli olabilir. Sevdiğimiz insanların acısını tamamen ortadan kaldırmak bizim elimizde değildir. Siz annenizin yasını çözmek zorunda değilsiniz; ona eşlik edebilir, yanında olabilir ve onu yalnız hissettirmeyebilirsiniz. Bazen en büyük destek, çözüm üretmek değil, birlikte kalabilmektir.


Kendi duygularınıza geldiğimizde ise satırlarınızda beni en çok etkileyen cümlelerden biri şu oldu: "Annem ağlarken ben gülmek istemiyorum." Bu cümlede çok büyük bir sevgi olduğu kadar, derin bir suçluluk da hissediliyor. Oysa insan kalbi düşündüğümüzden çok daha geniştir. Aynı gün içerisinde hem çok üzülüp hem de bir anlığına gülümseyebilir. Bir yandan dedesini düşünürken, diğer yandan mezuniyet heyecanını hissedebilir. Bu iki duygu birbirinin karşıtı değil; aynı yaşamın içinde yan yana var olabilir. Yasın en büyük karmaşalarından biri de budur, bir yandan gülüp bir yandan ağlayabilmek..


Belki kendinize şu cümleyi söylemeyi deneyebilirsiniz: "Bugün sevinmem, dedemi daha az sevdiğim anlamına gelmiyor. Bugün gülümsemem, ailemin acısını önemsemediğim anlamına da gelmiyor."

Çünkü sevgi, yalnızca acıyla ölçülmez. Dedenizi çok seviyor olmanız, hayatınızdaki güzel anlara hiç yer vermemeniz gerektiği anlamına gelmez.


Hatta bazen şunu düşünmek de iyi gelebilir... Muhtemelen dedeniz de, anneniz de sizin mezuniyetinizde gözlerinizin içinin parladığını görmek isterdi. Çünkü sevdiğimiz insanlar, çoğu zaman bizim hayatımızın durmasını değil, yaşamaya devam edebilmemizi isterler. Hayat, bazen en büyük acılarla en güzel anları aynı güne bırakabilir. Bu da hayatın adaletsizliğinden çok, gerçekliğinin bir parçasıdır.


Sorunuzda geleceğe dair taşıdığınız kaygılar da dikkat çekiyor. "Anneanneme kim bakacak?", "Sonra ne olacak?" gibi sorular zihninizi şimdiden meşgul ediyor olabilir. Böyle dönemlerde zihin, belirsizlikten korunmaya çalışırken sürekli geleceğe gider. Oysa henüz yaşanmamış olayların yükünü bugünden taşımaya çalışmak, bugünkü acınızı daha da ağırlaştırabilir. Elbette zamanı geldiğinde ailece birçok çözüm konuşulacak, görev paylaşılacak ve yeni bir düzen kurulacaktır. Fakat bugün, henüz gerçekleşmemiş yarınların bütün sorumluluğunu tek başınıza omuzlamanız gerekmiyor.


Son olarak şunu söylemek isterim... Böyle dönemlerde güçlü olmak; hiç ağlamamak, hiç dağılmamak ya da herkes için dimdik durabilmek değildir. Bazen güçlü olmak, acıya rağmen birbirine yaslanabilmek, gerektiğinde yardım isteyebilmek ve kendine de aynı şefkati gösterebilmektir.


Lütfen bu süreçte kendinizi de ihmal etmeyin. Çünkü siz de bu ailenin yalnızca destek veren kişisi değil, aynı zamanda bu kaybın yasını yaşayan bir torunsunuz. Sizin de üzülmeye, yorulmaya, sevinmeye ve dinlenmeye hakkınız var. Bunların hiçbiri birbirini eksiltmez.


Umarım zaman içerisinde hem siz hem de aileniz, bu zorlu süreci birbirinize tutunarak ve duygularınıza alan açarak atlatabilirsiniz. Eğer bu süreçte yaşadığınız duygular günlük yaşamınızı sürdürmenizi zorlaştırmaya başlarsa ya da yük giderek taşınamaz hissettirirse, bir psikologtan destek almak da hem sizin hem de anneniz için güvenli bir alan oluşturabilir.


Tekrardan destek olabileceğim bir konu olursa sizin için her zaman burada olacağım.


Sevgiyle Kalın

Psikolog Ecem Bakıner

alinti

İlginiz ve desteğiniz için minnettarım

Yasal Bilgilendirme: Bu içerik tanı ve tedavi niteliği taşımayan, genel psikolojik bilgilendirme amaçlıdır.

Cevaplanmış benzer sorular