Psikoloji

ben üstesinden nasıl geleceğimi bilmiyorum

Gizli Kullanıcı20 Haziran 2026 20:35

Kendimi dibe çökmüş hissediyorum.Hayatta ne yapacağıma dair en ufak fikrim yok.Kendime ait hiçbir şeyim yok.Sürekli onay arıyorum,insanlara ihtiyaç duyuyorum sürekli dıştan bir etki görmek zorunda gibi hissediyorum.Kendi doğrum yok sadece insanlar beni sevsin istiyorum.Utanç duymaya karşı çok büyük korkum var ve bununla ilgili bir şey yaşayınca yok olmak istiyorum .Bunun dışında gerçekten görünmez olmak istiyorum.Sürekli utanç hissediyorum sebebini bilmiyorum bazen var olmanın yükünü kaldıramıyorum sürekli memnuniyetsizin en iyi zamanı bekliyprum ama asla olmadı hep en kötü halimleyim ve bu artık canımı sıkıyor kafamdan belirlediğim bir stereotype var ve buna uymuyorum ve bunun kendimi sürekli insanların gözünden görmeye çalışıyorum kendi kişiliğim sorulsa önce acaba gözlerinde nasıl görünüyorum diye düşünüp ona göre cevap veririm sürekli düşünüyorum acaba ben aklarında nasıl yer ettim diye ve sürekli içimdeki içses mi artık kafamdan mı geliyor bilmiyorum sürekli bir 3.şahıs tarafından betimleniyorum örnek vermek gerekirse işte Nil şuraya gitmek istemiyordu vs vs bunaldım sürekli yeterisiz hissediyorum ve kendimi izole etmek istiyorum eskiden tanıştığım insanların beni kafalarında değiştirmesini istiyorum yeniden doğmam gerekiyor gibi bilmiyorum nefret ediyorum bu halimden ve hiçbir zaman değilemeyeceğimi düşünüyorum çevresi olmayan tek başına yaşayacak biri olacağım ve bundan korkuyorum

Bu soru 30 Haziran 2026 19:47 tarihinde Psikolog Hamide Güven tarafından cevaplandı.

  • Cevaplandı

  • Paylaş:

Merhaba,

Yazdıklarınızda dikkat çeken en temel tema, yalnızca mutsuzluk veya özgüven eksikliği değil; kimlik duygusunda kırılganlık, yoğun utanç yaşantısı ve kişinin kendi değerini büyük ölçüde başkalarının gözünden tanımlamaya çalışmasıdır. Siz kendinizi tarif ederken sürekli olarak insanların sizi nasıl gördüğüne, nasıl değerlendirdiğine ve zihinlerinde nasıl yer ettiğinize odaklandığınızı anlatıyorsunuz. Bu durum, kişinin kendi içsel değer ölçütlerini oluşturmakta zorlandığı ve benlik algısını büyük ölçüde dışarıdan gelen onay üzerine kurduğu psikolojik örüntülerde görülebilir.


Özellikle kendi doğrum yok, insanlar beni sevsin istiyorum, önce insanların gözünde nasıl göründüğümü düşünüyorum ifadeleriniz, benlik algınızın büyük ölçüde dış değerlendirmeler üzerinden şekilleniyor olabileceğini düşündürüyor. Bu durumda kişi, kendi arzularını, ihtiyaçlarını ve kimliğini hissedebilmek yerine sürekli olarak başkalarının zihnindeki imgesini yönetmeye çalışır. Ancak bu çaba zamanla çok yorucu hale gelir; çünkü insan başkalarının zihnini hiçbir zaman tam olarak bilemez ve kontrol edemez.

Yazınızda dikkat çeken bir diğer önemli nokta ise yoğun utanç duygusudur. Utanç, çoğu zaman kişinin yaptığı bir davranıştan değil, doğrudan kendisinden rahatsızlık duymasıyla ilişkilidir. Siz de belirli bir hata yapmaktan çok, var olma biçiminizin kendisinden dolayı utanç duyuyor gibi görünüyorsunuz. Bu nedenle utandırıcı olduğunu düşündüğünüz bir durum yaşadığınızda, yalnızca üzülmek değil, adeta yok olmak istemek, görünmez olmayı arzulamak gibi çok yoğun tepkiler ortaya çıkabiliyor.

Ayrıca, kendinizi sürekli üçüncü bir kişinin gözünden anlatıyor olmanız da dikkat çekici. Nil şuraya gitmek istemiyordu gibi zihinsel anlatımlar, bazen kişinin kendi deneyimini doğrudan yaşamak yerine, kendisini sürekli dışarıdan gözlemleyen bir bakış açısına yerleştiğini gösterebilir. Bu durum özellikle uzun süre eleştirilmiş, yargılanmış, onay aramak zorunda kalmış veya kendisini sürekli değerlendirilirken hissetmiş kişilerde görülebilir. Zamanla kişinin zihninde, onu sürekli izleyen ve değerlendiren içsel bir gözlemci gelişebilir.

Kendiniz için belirlediğiniz bir ideal kişilik veya stereotipe uyamadığınızı söylemeniz de önemlidir. Çünkü bazen insanlar gerçek benlikleri ile olmaları gerektiğine inandıkları kişi arasında çok büyük bir mesafe oluştururlar. Bu mesafe büyüdükçe kişi kendisini sürekli başarısız, eksik ve yetersiz hissetmeye başlayabilir. Ancak burada sorun çoğu zaman kişinin kendisi değil, ulaşmaya çalıştığı idealin gerçekçi olmamasıdır.


Yazınız boyunca tekrar eden bir başka duygu da umutsuzluk. Özellikle yeniden doğmam gerekiyor, asla değişemeyeceğim, hep en kötü halimleyim gibi ifadeler, uzun süredir devam eden bir psikolojik yük taşıdığınızı gösteriyor.


Belki de şu anki en büyük probleminiz, kendinizi hiç kendi gözünüzden göremiyor olmanızdır. Kendinizi hep başkalarının gözünden izlemeye çalışıyorsunuz.


Yaşadığınız durumun profesyonel psikolojik destekle çalışılabilecek, anlaşılabilir ve değişebilir bir süreç olduğunu söylemek isterim. İnsanların kendileriyle ilgili en köklü sandıkları inançlar bile, doğru destek ve uzun vadeli bir çalışmayla değişebilir.

Yasal Bilgilendirme: Bu içerik tanı ve tedavi niteliği taşımayan, genel psikolojik bilgilendirme amaçlıdır.

Cevaplanmış benzer sorular