Kaygı

Ekran bağımlılığı ve Anksiyete

Gizli Kullanıcı30 Ağustos 2026 23:19
ben 18 yaşında lisans 2. sınıfa geçecek bir öğrenciyim.Bölümüm sanat ile ilgili bir bölüm ve üretken bir insanım ancak ekran bağımlılığının vaktimi çaldığını,bana özgüvensiz hissettirmeye başladığını farkettim.Hayatımın ekranda gördüklerimden farklı olması, sürekli benden daha iyi hayatlar yaşayan,daha güzel olan ya da daha yetenekli insanları görmek bana kendimi kötü hissettiriyor.Bunların ilüzyon olduğunun farkındayım.Yaşadığım hayata şükretsem de kendimi çevremle karşılaştıramadan duramıyorum.Başkaları gibi zekice düşünebilmek,üretmek istiyorum ancak sanki beynimde bir sis varmış gibi hissediyorum.Bazen çok yaratıcı olabildiğimi düşünüyorum ancak bunları hayata geçirmeyi erteliyorum.Geceleri hep kendi kendime tartışır,fikirler üretirim ancak gün içinde bir anda aptallaşıyormuşum gibi hissediyorum.Anda kalmak istiyorum ancak aklım hep farklı yerlerde.Mesela daha çok fotoğraf çekmek,anı biriktirmek istiyorum ama hep unutuyorum.Üretmek istediğim sanat eserlerini aklımda tutuyorum ama boş vakitlerimde bunları yapmıyorum.Bunlar ekran bağımlılığımdan mı bilmiyorum ancak bundan bağımsız olsa bile bu bağımlılığımdan kurtulmak istiyorum çünkü medya çok çabuk değişen,hızlı akan ve yetişmenizi gerektirecek bir öğe.Ekrana ihtiyacım var hissi artık bana hayatı kaçırdığımı,her saniyemi boşa harcıyormuşum gibi hissettiriyor çünkü ekranda herkes bir şeyler yapıyor ve ben yapamıyorum.Hayatımı istediğim yöne doğru şekillendiremeyeceğimden korkuyorum ve bu uykularıma engel oluyor.Hayatımı boş geçirme fikri korkunç geliyor ama istediğim hayatları izleyerek yine boşa harcıyorum.

Bu soru 2 Eylül 2026 18:44 tarihinde Psikolog Fatma Gizem Bitgen tarafından cevaplandı.

  • Cevaplandı

  • Paylaş:

Merhabalar,

Yazdıklarınızı okurken ilk dikkatimi çeken şey ne kadar yaşadıklarının farkında ve bilinçli bir genç olduğunuz oldu. Hayatınıza dışarıdan bir gözle bakıp değerlendiriyor olmanız ve dönüşüm için kendinizi burada dürüstlükle ifade ediyor olmanız çok kıymetli. Bu noktada öncelikle sizi takdir etmek istiyorum. Bir yanda üretken, hayal kuran, sanatla ilgilenen bir yanınız, diğer yanda ekranın içine sıkışmış, hep bir şeyleri kaçırıyormuş gibi hisseden, kendini başkalarıyla kıyaslamaktan yorulmuş bir yanınız. Bu iki tarafın çatışması, gerçekten çok yıpratıcı olabilir. Bu noktada sizi anladığımı ve duygularınızı paylaştığımı bilmenizi isterim. Şimdi içinde bulunduğunuz duruma daha yakından bakalım ve neler yapabilirsiniz üzerine konuşalım.

Sevgili danışan burada belirtmek isterim ki sizin probleminiz hayatınızın yeterince güzel olmaması değil başkalarının hayatlarının en seçilmiş anlarını kendi hayatınızla tamamıyla karşılaştırmanız gibi görünüyor. Burada hayatınızı kaçırmaktan korktuğunuz için sürekli başkalarının hayatlarını izliyor olmanız tam da korktuğunuz şeyi yaşamanıza sebep oluyor. Bu sebeple burada ekranı tamamen hayatınızdan çıkarmaktan çok, hayatınızın merkezini ekrandan kendi yaşamınıza taşımak için neler yapabilirsiniz buna odaklanacağız.

Burada ilk olarak ekran kullanımınızı değerlendirmeniz için bazı soruları cevaplamanızı isteyeceğim. Günde yaklaşık kaç saat ekran kullanıyorsunuz?, Uykunuzu, okulunuzu, sosyal ilişkilerinizi veya üretiminizi belirgin şekilde etkiliyor mu?, Ekran kullanmadığınızda huzursuzluk/gerginlik oluyor mu?, Ekranı özellikle sıkıldığınızda, kaygılandığınızda, kendinizi yetersiz hissettiğinizde veya bir işe başlamaktan kaçınırken mi kullanıyorsunuz? Burada verdiğiniz cevaplar çok ekran kullanıyorumdeğil de, ekranı rahatsız edici duygulardan kaçmak için kullanıyorum gibi bir yerde olabilir.

İkinci olarak sosyal medyanın illüzyon olduğunu, gerçek olmadığını bildiğiniz halde neden gördüklerinizin kendi hayatınızı değerlendirme ölçütüne dönüştüğünü düşünmenizi istiyorum.

Şimdi hangi adımları atabilirsiniz, birlikte bakalım.

Yukarıda da belirttiğim gibi ekranı tamamen bırakmak yerine ekran saatlerini sınırlamaya yönelik düzenlemeler yapmanızı önereceğim. Bu sabah uyandıktan sonraki ilk 30 dakika ve yatmadan 1 saat önce sosyal medyaya bakmamayı, gün içinde öğlen 13.00–13.30 akşam 18.00–19.00 gibi zaman dilimleri belirleyerek bakmayı içerebilir ve diğer zamanlarda bildirimleri kapatarak bir düzenlemede bulunabilirsiniz.

Burada sizi gördükten sonra kötü hissettiren hesapları takipten çıkmanız veya sessize almanız yani sosyal medya temizliği yapmanız güzellik, başarı, üretkenlik gibi bileşenler üzerinden karşılaştırma yapmanızı azaltabilir. Burada amacımız kendinizi korumanız, dünyadan tamamen izole olmanız değil.

İkinci olarak üretim içinde olmayı okuduğunuz bölüm odaklı da sevdiğiniz ve istediğiniz için kendinize “Önce üret, sonra tüket.” kuralını koyarak sosyal medyaya girmeden önce 20 dakika da olsa bir üretim faaliyeti içinde bulunabilirsiniz. Bu ilgilendiğiniz şey her ne ise o olabilir.

Bununla birlikte fikirlerinizin uçup gitmesini engellemek için küçük bir defter tutabilirsiniz. Aklınıza bir fikir geldiğinde sadece bir cümle bile yazmanız fikirlerinizi hayata geçirme anlamında size yardımcı olabilir.

Son olarak size bir ödev vermek istiyorum. Her akşam şu üç soruyu cevaplayın: Bugün ne ürettim?, Bugün kendim için ne yaptım?, Bugün neyi fark ettim/öğrendim?

Cevabımın faydalı olmasını umuyor, sağlıklı günler diliyorum.

Psikolog Fatma Gizem Bitgen

alinti

Değerli cevabınız için teşekkür ederim.Bu yazıyı yazdıktan sonraki kısa süre içerisinde dediklerinizi az da olsa hayatımda uygulama başlamıştım zaten.Örneğin bugün uyandığımdan itibaren ilk 1 saat boyunca telefona bakmadım yaşnızca yemegimi yerken uzun bir video izledim o kadar.problemimin sosyal medyadan çok kısa video içerikleri tüketmek olduğunu farkettim biraz da bu sebeple bu videoları bugün neredeyse hiç izlemedim ve kendimi çok daha iyi hissediyorum.Bu kısa süreç içerisinde üzerinde çalıştığım bir eseri de tamamladım.Bu şekilde devam etmek için çabalayacağım tekrardan teşekkürler

Yasal Bilgilendirme: Bu içerik tanı ve tedavi niteliği taşımayan, genel psikolojik bilgilendirme amaçlıdır.

Yorumlar

Psk. Fatma Gizem Bitgen

Rica ederim. Sizin adınıza çok sevindim, kolaylıklar dilerim 🌿

2 Eylül 2026 20:08

Cevaplanmış benzer sorular

Kaygı

Duygumdan nasıl emin olurum

Ezgi hanım merhabalar💐,aslında genel olarakta anksiyeteye yatkın birisiyim örneğin bir misafir beklediğimde herşeyin mükemmel olmasını isterim en iyisi olsun isterim zamanında yetişsin isterim ve aşırı stres yaşarım,bu benim huyum sanıyorum çünkü hiç bırakamadım yani mutlu giden ilişkimde partnerim bianda soğuk olursa ve ben bunu hissedersem yemek yiyemem ondan mesaj beklerim bütün günüm mahvolur ki partnerim içinde bu böyle trip atıyorsam o hatalıysa gerçekten moralim düzelene kadar onunda morali bozuluyo beni o yüzle görmek istemiyormuş. Aslında benim duygusal ihtiyaçlarım bu ilişkide daha önceden çok daha karşılanıyordu ama yaklaşık 5-6 aydır bu eksik yeterince iletişim kuramıyoruz işlerinden kaynaklı ve ben haliyle bu duruma bozuluyorum çünkü en ufak bir afedersin kusura bakma konuşması yapmıyor direk benim hayatıma devam etmemi istiyor ve ben bunu kabul edemiyorum,zorundaymışım gibi bi tavır olarak görüyorum bu durumu ve kimse hiçbişeye zorunda değil. Ben naz yapmak istiyorum trip biz kadınların en doğal hakkıyken ben bundan da nasibimi alamıyorum yani ben bişey yapmadım kusura bakma diyo ki buluşma ayarlayamayan partnerim bu durumda. Yani şuanda daha öncede sizinle paylaştığım üzere de gelgitli bir dönemdeyim ama şununda farkındayım duygusal bir olgunluk yaşadım bunu çok zor geçirdim aşırı zor geçirdim yani kaç defa sizlere yazdım bilmiyorum ama çocuk gibi severken şimdi olgun gibi seviyorum bu bana yeni gelen bi duygu evet heyecan var ama o eski çocuksu şeyler yok daha olgun tavırlar ve düşüncelerdeyim daha kadın olduğumu hissediyorum. Evliliğe adım atmama sebebimde babamla yaşayamadığım anlar ve vakitler şuanda emekli oldu ve tamamen bizimle bu zamanların tadını çıkartmak istiyorum çünkü zaman çok kısa evet belki bizim içinde kısa ama bilemiyorum:(. Geçmişte yaşadığım hiçbir kaygım yok açıkçası en uzun ilişkimi yaşıyorum şuanda kimseyle evlilik düşünmemiştim biz evlilik için çeyizlik eşyalarımızı bile aldık o kadar ileri gittik ama o geçmişteki bendi Buda şimdiki ben istemiyorum tamamen değil sadece evlilik olgunluğu yuva kurabilme hissiyatı bunların üstesinden gelmem için gerçekten o kıvama gelmem lazım yoksa çabuk pes ederiz. Bu ilişkiye gerçekten çok değer veriyorum kendimi huzurlu hissettiğim mutlu hissettiğim sayısızca an var ve olmaya devam edeceğini düşünüyorum bilemiyorum tabiki ama henüz konuşamadık partnerimle iyi sonuçlanırsa inşallah böyle devam eder:). Ailemle ilişkimi hiç kıyaslamadım aslında Ezgi hanım çünkü burası çoğunluk ve alışılmış bir düzen diğer tarafta sadece ikimiz ve çok sakin bir ortam,ailemle beraberken herkes kendi düzenindeyken ben partnerimle beraber oluyorum yani mesajlaşıp konuşuyoruz her zaman hep beraber olamayız babam tv izlerken kardeşim ders çalışıyor ve ben tek kalıyorum kendisi de o durumda öyle tabi ama o tek çocuk evi kalabalık değil oda annesini bırakmak istemiyor benim gibi evlerimizde çok uzak şimdi o yakın istiyor annesine bende babama yakın istiyorum hatta alt katında yaşasak nasıl mutlu olurum ama bu süreç biraz zor olucak gibi görünüyor.