Psikoloji

Geçmişte yaşananların duygusal yükü

Gizli Kullanıcı21 Haziran 2026 20:12

3 yıl önce eşimin ailesi tarafından psikolojik baskı , manipülasyon ve sonrasında gelen haksızlıklara uğradım.Bu yaşadıklarım bugün hala bedenimi etkiliyor.O günleri hatırladıkça veya birine anlatınca sonrasında şiddetli bir baş ağrısı, ağırlık hissediyorum.Ve kontrolsüz bir şekilde özellikle tatlı ,hamur işi yiyorum.Bu sebeple aşırı kilo aldım.O günleri hatirladikça öfke ve " kendimi koruyamadım " duygusu geliyor.Beni bu kadar yıpratan kişilere geç de olsa sessiz bir mesafe koydum ama eşimin hatrina haftada 1 gün gidiyorum diye yine baş ağrısı ve huzursuzluk hissediyorum. Ayrica "yine aynı psikolojik baskılara maruz kalabilirim " endişesini yaşıyorum ve onlara karşı tetikteyim. Tüm bunlarla başa çıkamadığım için duygusal yeme isteğimi durduramiyorum . Diyet programı takip ediyorum ama ilerletmekte zorlanıyorum. Ben ne yapmalıyım sinir sistemim rahatlamıyor bir türlü.Simdiden teşekkür ederim.

Bu soru 23 Haziran 2026 11:02 tarihinde Psikolog Ecem Bakıner tarafından cevaplandı.

  • Cevaplandı

  • Paylaş:

Merhaba sevgili danışan, yazdıklarınızdan ne kadar yorulduğunuzu ve bu süreçle baş etmekte zorlandığınızı fark edebiliyorum.. Gerçekten de yaşananlar sona erse bile, bedeninizin hâlâ o deneyimlerin izlerini taşıması oldukça anlaşılır bir durum. Yazdıklarınızı birlikte ele almak isterim.


3 yıl önce oldukça zorlayıcı deneyimlere maruz kalmışsınız ve bugün bedeninizde yaşadığınız tepkiler, zihninizin o dönemleri hâlâ “tehdit” olarak kodladığını düşündürüyor olabilir. Bu durum, aslında sinir sisteminizin alarma geçme haliyle ilişkili görünüyor. Sanki içinizde bir parça hâlâ “tehlike geçti mi, geçmedi mi?” diye kontrol etmeye devam ediyor gibi. Özellikle eşinizin ailesiyle yeniden görüşmeye gittiğinizde bedeninizin yeniden o eski sahneye dönmesi; baş ağrısı, huzursuzluk ve tetikte olma haliyle kendini göstermesi, “kendimi korumalıyım” diyen içsel bir alarm sistemi gibi değerlendirilebilir.


Bu noktada kendinizi suçladığınızı da fark ediyorum; sanki o dönem kendinizi daha iyi korumalıymışsınız gibi bir iç ses devreye giriyor olabilir. Ancak burada önemli olan, o süreçte içinde bulunduğunuz koşulların, sınır koymayı ve kendinizi korumayı oldukça zorlaştırmış olabileceğidir. Belki güvenmek istediniz, belki birilerinin sizi koruyacağını düşündünüz, belki de ilişkinizi ve düzeni sürdürmeye çalışırken kendinizi geri plana atmak zorunda kaldınız. Şimdi ise bedeniniz, o dönem ifade edilemeyen sınırları bir şekilde gündeme getiriyor gibi görünüyor.


Öfkeniz ve çaresizlik hissiniz de bir “kusur” değil; aksine yaşananlara verilen oldukça insani tepkiler. Bedeniniz şu anda, “o gün yapamadığım sınırları bugün koymak istiyorum” diyen bir yerden sinyal veriyor olabilir. Bu nedenle, geçmişte size zarar veren kişilere karşı yaşadığınız sıkışmışlık, bugün bedensel ve duygusal olarak kendini yeniden hatırlatıyor olabilir. Ancak bu sizin suçunuz değil. Tam aksine, şu anda sınır koymaya başlamış olmanız oldukça kıymetli ve güçlendirici bir adım.


Ayrıca, eşinizin hatırı için de olsa haftada bir görüşmeye devam etmeniz, bedeninizdeki alarm halini canlı tutuyor olabilir. Bu nedenle, bu görüşmeler öncesinde ve sonrasında sinir sisteminizi regüle edecek küçük alanlar yaratmak önemli olabilir. Görüşme öncesinde birkaç dakika nefese odaklanmak, bedeni gevşetmeye çalışmak ve “şu an güvendeyim” gibi kısa, sade cümlelerle kendinize hatırlatmalarda bulunmak işe yarayabilir. Zihne “yeniden baskı yaşayacağım” düşüncesi geldiğinde ise onu bastırmak yerine sadece fark edip nefese dönmek, sinir sisteminin yavaş yavaş yeniden öğrenmesine yardımcı olabilir.


Duygusal yeme davranışı da bu yoğun yükle baş etme biçimi olarak ortaya çıkıyor olabilir. Özellikle kaygı ve tetiklenme anlarında bedenin hızlı bir rahatlama arayışı devreye girebilir. Bu nedenle bu davranışı bir “irade sorunu” olarak değil, bir düzenleme çabası olarak görmek daha doğru olur. Bu anlarda “şu an kaygılandığım için yeme isteğim arttı” diye fark etmek bile döngüye küçük bir mesafe koyabilir.


Son olarak, o günkü kendinizi suçlamak yerine, bugünkü siz ile o günkü sizi yan yana getiren daha şefkatli bir bakış açısı geliştirmek oldukça iyileştirici olabilir. “Bugünkü ben, o günkü beni nasıl korurdu?” sorusu bu noktada duygusal yükü yumuşatabilir. Çünkü o gün koruyamadığınız şeyleri, bugün farkındalığınız ve sınır koyma çabanızla telafi etmeye başlamış durumdasınız.


Tüm bunların yanında, eşinizle bu ziyaretlerin sınırları, süresi ve sizi zorlayan durumlarda nasıl destek alacağınız üzerine açık bir konuşma yapmak da sinir sisteminiz için önemli bir güven alanı oluşturabilir. Çünkü siz, güvende olmayı ve saygıyı hak eden bir yerdesiniz; bunu hem ilişkide hem de kendi içinizde yeniden kurmak iyileşmenin önemli bir parçası olacaktır.


Eğer bu süreçte zorlanmaya devam ederseniz, bu yaşantılarla baş etmekte sizi destekleyecek bir uzmandan psikolojik destek almayı düşünebilirsiniz. Bu tür deneyimlerde bedensel ve duygusal tepkilerin tek başına yönetilmesi zaman zaman zorlayıcı olabilir; profesyonel bir destek süreci sizin için düzenleyici ve güçlendirici bir alan sağlayabilir.


Tekrar ihtiyaç duyduğunuz, konuşmak ya da destek almak istediğiniz herhangi bir konu olursa her zaman buradayım.


Sevgiyle kalın

Psikolog Ecem Bakıner

💪 Psikoloğun Önerdiği Egzersizler

1
4-7-8 Nefes Tekniği
4-7-8 nefes tekniği, bedenin doğal gevşeme tepkisini harekete geçirerek stresi azaltan, uykuya geçiş...
Nefes Egzersizleri⏱️ 3 dakika
Psikoloğun Notu: Bu egzersizin size iyi geleceğini düşünüyoruz.
Egzersizi açmak için tıklayın →
alinti

Tavsiyeleriniz benim için yol gösterici oldu t.eşekkür ederim 🌸

Yasal Bilgilendirme: Bu içerik tanı ve tedavi niteliği taşımayan, genel psikolojik bilgilendirme amaçlıdır.

Yorumlar

Psk. Ecem Bakıner

Rica ederim, tekrardan danışmak istediğiniz bir konu olursa buradayım 🌸 Sevgiyle Kalın Psikolog Ecem Bakıner

23 Haziran 2026 14:55

Cevaplanmış benzer sorular