Sosyal Hayat

herkesten suphe duymayi nasil engellerim

Gizli Kullanıcı18 Haziran 2026 22:09

Arkadaslik veya sevgilik iliskilerimde herseyden ve herkesten suphe duyuyorum hic bir zaman gercekten inanamiyorum ve gercek sevgimi hoslantimi belli edemiyorum ve genelde de hoslanamiyorum surekli kendimi sogutacak seyler bulup kendimi inandiriyorum artik birisine bir sevgi duymak gercekten hoslanmak baglanmak istiyorum en kucuk olaylarda asiri tepki gosterebiliyorum uzulmekten cok korktugum icin kirginliklarimi saldirgan ve sinirli bi halime yansitiyorum ve hicbir zaman uzuldugumu de belli edemiyorum cevremden hep gamsizmisim hic duygum yokmus gibi tepki aliyorum ama aslinda her olayi her detayina kadar dusunup kendime anlam yaratmaya calisiyorum ve bu durumun icinden nasil cikacagimi bilmiyorum bosluktaymisim gibi hissediyorum

Bu soru 21 Haziran 2026 14:45 tarihinde Psikolog Hatice Can tarafından cevaplandı.

  • Cevaplandı

  • Paylaş:

Sevgili danışan; Yaşadığın bu durum o kadar yorucu ki... İçinde devasa fırtınalar koparken, dışarıya "gamsız" veya "duygusuz" bir maske takmak zorunda kalmak, üstelik bunu sadece kendini korumak için yapmak çok büyük bir yük olmalı. Hepsinden öte, bu hissettiklerini fark edip değiştirmek istemen, kendine karşı attığın çok cesur ve önemli bir adım.

Bir psikolog gözüyle baktığımızda, anlattığın bu dinamikler aslında psikolojide çok net karşılıkları olan, savunma mekanizmaları ve bağlanma stilleriyle yakından ilişkili durumlardır. "Üzülmekten çok korktuğum için..." cümlen aslında her şeyi özetliyor. Geçmişte yani çocuklukta veya eski ilişkilerinde canının çok yandığı, duygularının görülmediği ya da güvende hissetmediğin deneyimler yaşamış olabilirsin. Bilinçaltın seni korumak için harika bir strateji geliştirmiş olabilir: "Kimseye bağlanma, kimseye güvenme, böylece seni incitemezler."Birinden hoşlanmaya başladığında zihnin hemen tehlike çanları çalıyor olabilir. Kendini soğutacak kusurlar bulman, aslında "Bak gördün mü, zaten güvenilmez biriydi" diyerek kendi teorini kanıtlama ve erkenden kaçıp güvenli alanına dönme çabası. Üzüntü, kırılganlık ve hayal kırıklığı bizi savunmasız bırakır. Öfke ise güçlü hissettirir. Canın yandığında bunu saldırganlıkla veya sinirle yansıtman, aslında "Bana yaklaşma, canımı yakamazsın" demenin bir yoludur.Bir olay olduğunda zihnin onun etrafında senaryolar yazmaya başladığı an, kendine şu soruyu sorabilirsin: "Şu an elimde somut bir kanıt var mı, yoksa sadece beni korumaya çalışan korkularım mı konuşuyor?" Zihninin her ürettiği düşünceye inanmak zorunda değilsin."Ben gamsız değilim, sadece kırılmaktan korkuyorum" diyebilmek büyük bir özgürlüktür. Güvendiğin bir arkadaşına veya hayatına yeni giren ve şans vermek istediğin birine, en azından en küçük bir olayda öfkelenmek yerine, "Bu durum beni biraz incitti/endişelendirdi, o yüzden böyle tepki verdim" demeyi deneyebilirsin. Duygularını açmak zayıflık değil, cesarettir.Kendini suçlamayı bırakmak seni özgürleştirecektir. Şu anki "şüpheci" ve "sert" halin, geçmişteki o kırılan çocuğun kendini koruma yöntemi olabilir. Ancak artık büyüdüğünü ve kendini korumak için insanları tamamen itmek zorunda olmadığını o çocuğa hatırlatmak ilişkilerinde bambaşka bir boyut açacaktır. Desteğe ihtiyacın olduğunda; senin için buradayım...

Yasal Bilgilendirme: Bu içerik tanı ve tedavi niteliği taşımayan, genel psikolojik bilgilendirme amaçlıdır.

Cevaplanmış benzer sorular