Kaygı

Herşeyi kafama takmak fazlaca düşünmek kontrol edememek

Hayalp8 Haziran 2026 18:18

Herşeyi sürekli kafama takıyorum her konuda aklıma farklı eskilerden anılar geliyo istemedigim kontrol edemiyorum zihnimi çok fazla düşünüyorun herşeyi buda beynimi yoruyor çoğunlukla boş kaldıgımda ve ders calıstıgımda oluyor bu gelecek içinde kaygım var onuda düşünüp duruyorum bazen vücudumda tepki gösteriyor malesef buna nasıl bas edicem bilmiyorum umarım düzelir bu genelde mutlu biriyim umarım bunlar olmazsa daha mutlu olurum sevgiler

Bu soru 12 Haziran 2026 17:08 tarihinde Psikolog Hamide Güven tarafından cevaplandı.

  • Cevaplandı

  • Paylaş:

Merhaba,


Anlattıklarınız, yoğun düşünme eğilimi ve kaygının zihinsel olarak sizi oldukça yorduğunu düşündürmektedir. Özellikle boş kaldığınız zamanlarda ya da ders çalışırken istemediğiniz anıların aklınıza gelmesi, geçmiş olayları tekrar tekrar düşünmeniz ve gelecekle ilgili senaryolar kurmanız, zihninizin sürekli bir meşguliyet hâlinde olduğunu göstermektedir. Bu durum zamanla yalnızca duygusal değil, fiziksel bir yük de oluşturabilir. Kaygı yaşayan birçok kişi gibi siz de düşüncelerinizi kontrol etmeye çalıştıkça onların daha sık geldiğini fark ediyor olabilirsiniz.


Psikolojik açıdan bakıldığında, zihnin sürekli düşünmesi çoğu zaman bir çözüm arayışıdır. Beyin, geçmişte yaşanan olayları tekrar inceleyerek ya da geleceği önceden tahmin etmeye çalışarak kişiyi korumaya çalışır. Ancak bu süreç kontrolden çıktığında çözüm üretmek yerine kişiyi yoran bir döngüye dönüşebilir. Özellikle ayrılık, belirsizlik, akademik baskılar veya gelecek kaygıları gibi stres kaynakları olduğunda zihnin bu eğilimi daha da artabilir.


Dikkat çeken noktalardan biri de düşüncelerinize eşlik eden bedensel tepkilerden söz etmenizdir. Kaygı yalnızca zihinsel bir deneyim değildir; mide rahatsızlıkları, çarpıntı, kas gerginliği, baş ağrısı, nefes darlığı hissi, yorgunluk ve uyku problemleri gibi fiziksel belirtilerle de kendini gösterebilir. Bu nedenle yaşadığınız durumun yalnızca düşüncelerinizle sınırlı olmadığını bilmeniz önemlidir.


Ayrıca yazdıklarınızdan, bu düşüncelerin sizi zorlamasına rağmen genel olarak yaşamdan keyif alabilen ve mutlu olmaya yatkın biri olduğunuz da anlaşılıyor. Bu oldukça önemli bir güç kaynağıdır. Çünkü kaygı yaşayan kişiler bazen tüm kişiliklerinin kaygıdan ibaret olduğunu düşünmeye başlayabilirler. Oysa siz kendinizi mutlu bir insan olarak tanımlıyorsunuz ve bu, yaşadığınız sıkıntının kim olduğunuzu değil, şu sıralar neyle mücadele ettiğinizi gösterir.


Şu anda kendinizden beklemeniz gereken şey zihninizi tamamen susturmak değil, düşüncelerin gelip geçmesine daha fazla izin verebilmeyi öğrenmektir. İnsan zihni hiçbir zaman tamamen boş kalmaz. Ama düşüncelerin gelmesi ile onların peşinden gitmek aynı şey değildir. Kaygılı dönemlerde kişi her düşünceyi çözmesi gereken bir problem gibi görür. Oysa bazı düşünceler yalnızca zihinden geçen düşüncelerdir; gerçeklik ya da kehanet değildirler.


Eğer bu durum uzun süredir devam ediyor, günlük işlevlerinizi belirgin şekilde etkiliyor, ders çalışmanızı zorlaştırıyor ya da bedensel belirtileriniz yoğunlaşıyorsa bir psikologla görüşmeniz faydalı olabilir. Çünkü sürekli düşünme ve kaygı döngüsü, kişinin tek başına taşıması gereken bir yük değildir. Uygun psikolojik destekle bu süreç önemli ölçüde hafifleyebilir.


Umarım yazdıklarım sizin için faydalı olur.

Yasal Bilgilendirme: Bu içerik tanı ve tedavi niteliği taşımayan, genel psikolojik bilgilendirme amaçlıdır.

Cevaplanmış benzer sorular

Kaygı

Duygumdan nasıl emin olurum

Ezgi hanım merhabalar💐,aslında genel olarakta anksiyeteye yatkın birisiyim örneğin bir misafir beklediğimde herşeyin mükemmel olmasını isterim en iyisi olsun isterim zamanında yetişsin isterim ve aşırı stres yaşarım,bu benim huyum sanıyorum çünkü hiç bırakamadım yani mutlu giden ilişkimde partnerim bianda soğuk olursa ve ben bunu hissedersem yemek yiyemem ondan mesaj beklerim bütün günüm mahvolur ki partnerim içinde bu böyle trip atıyorsam o hatalıysa gerçekten moralim düzelene kadar onunda morali bozuluyo beni o yüzle görmek istemiyormuş. Aslında benim duygusal ihtiyaçlarım bu ilişkide daha önceden çok daha karşılanıyordu ama yaklaşık 5-6 aydır bu eksik yeterince iletişim kuramıyoruz işlerinden kaynaklı ve ben haliyle bu duruma bozuluyorum çünkü en ufak bir afedersin kusura bakma konuşması yapmıyor direk benim hayatıma devam etmemi istiyor ve ben bunu kabul edemiyorum,zorundaymışım gibi bi tavır olarak görüyorum bu durumu ve kimse hiçbişeye zorunda değil. Ben naz yapmak istiyorum trip biz kadınların en doğal hakkıyken ben bundan da nasibimi alamıyorum yani ben bişey yapmadım kusura bakma diyo ki buluşma ayarlayamayan partnerim bu durumda. Yani şuanda daha öncede sizinle paylaştığım üzere de gelgitli bir dönemdeyim ama şununda farkındayım duygusal bir olgunluk yaşadım bunu çok zor geçirdim aşırı zor geçirdim yani kaç defa sizlere yazdım bilmiyorum ama çocuk gibi severken şimdi olgun gibi seviyorum bu bana yeni gelen bi duygu evet heyecan var ama o eski çocuksu şeyler yok daha olgun tavırlar ve düşüncelerdeyim daha kadın olduğumu hissediyorum. Evliliğe adım atmama sebebimde babamla yaşayamadığım anlar ve vakitler şuanda emekli oldu ve tamamen bizimle bu zamanların tadını çıkartmak istiyorum çünkü zaman çok kısa evet belki bizim içinde kısa ama bilemiyorum:(. Geçmişte yaşadığım hiçbir kaygım yok açıkçası en uzun ilişkimi yaşıyorum şuanda kimseyle evlilik düşünmemiştim biz evlilik için çeyizlik eşyalarımızı bile aldık o kadar ileri gittik ama o geçmişteki bendi Buda şimdiki ben istemiyorum tamamen değil sadece evlilik olgunluğu yuva kurabilme hissiyatı bunların üstesinden gelmem için gerçekten o kıvama gelmem lazım yoksa çabuk pes ederiz. Bu ilişkiye gerçekten çok değer veriyorum kendimi huzurlu hissettiğim mutlu hissettiğim sayısızca an var ve olmaya devam edeceğini düşünüyorum bilemiyorum tabiki ama henüz konuşamadık partnerimle iyi sonuçlanırsa inşallah böyle devam eder:). Ailemle ilişkimi hiç kıyaslamadım aslında Ezgi hanım çünkü burası çoğunluk ve alışılmış bir düzen diğer tarafta sadece ikimiz ve çok sakin bir ortam,ailemle beraberken herkes kendi düzenindeyken ben partnerimle beraber oluyorum yani mesajlaşıp konuşuyoruz her zaman hep beraber olamayız babam tv izlerken kardeşim ders çalışıyor ve ben tek kalıyorum kendisi de o durumda öyle tabi ama o tek çocuk evi kalabalık değil oda annesini bırakmak istemiyor benim gibi evlerimizde çok uzak şimdi o yakın istiyor annesine bende babama yakın istiyorum hatta alt katında yaşasak nasıl mutlu olurum ama bu süreç biraz zor olucak gibi görünüyor.