• Anasayfa
  • Sorular
  • Kararsızlık ve ne hissettiğim bilmiyorum ne yapmalıyım?
Psikoloji

Kararsızlık ve ne hissettiğim bilmiyorum ne yapmalıyım?

Gizli Kullanıcı7 Ağustos 2026 14:24
Çoğu zaman emin olduğumda bile karar veremiyorum. Ne yapmak istediğimi, ne yapmam gerektiğini veya yapıp pişman olmaktan korkuyorum. Saçımı kestirmeye karar vermek bile aylarını alıyor bu ikili ilişkilerde bile böyle. Karşımdaki kişiyi gerçekten seviyor muyum yoksa yalnız kalmaktan mi korkuyorum bilmiyorum. Bir ortamda fikrimi belirttikten sonra pişman oluyorum. Gitmek mi kalmak mı istiyorum bilmiyorum. Bunu yaparsam geleceğimi nasıl etkileyecek korkum bunlarla nasıl baş edicem hic bilmiyorum. Aşırı stresim var günlük hayatta sürekli kafamda binlerce ihtimal ve hislerimi doğru ifade edemediğimi düşünüyorum

Bu soru 8 Ağustos 2026 18:31 tarihinde Psikolog Ecem Bakıner tarafından cevaplandı.

  • Cevaplandı

  • Paylaş:

Merhaba sevgili danışan,


Yazdıklarınızdan gerçekten birçok konuda ne kadar kararsız hissettiğinizi, sanki zihninizde sürekli bir şeyleri düşünmek zorundaymışsınız gibi hissettiğinizi görebiliyorum. Bu oldukça zorlayıcı olmalı. Gelin yazdıklarınızı birlikte ele alalım.


Sanki yazdıklarınızda derin bir bilinmezlik ve verdiğiniz kararın doğru olmadığını söyleyen, bunu tekrar tekrar size hatırlatan bir iç sesiniz var gibi. Sanki birisi, “Ya pişman olursan?”, “Ya yalnız kalırsan?” gibi tekrar edici cümleleri size hatırlatarak karar verme aşamasında bile harekete geçmenizi zorlaştırıyor olabilir.


Bunu ikili ilişkilerinizde de sık sık yaşadığınızı belirtiyorsunuz. Sevip sevmediğinizden emin olamadığınızdan, karşınızdaki kişiyi gerçekten sevip sevmediğinizi yoksa yalnız kalmaktan mı korktuğunuzu bilemediğinizden bahsetmişsiniz. Burada, incinmek istemeyen ya da kendisini olası bir hayal kırıklığından korumaya çalışan bir yanınız olabilir mi diye merak ediyorum. Çünkü anlattıklarınız, duygularınıza güvenmekte zorlanan bir yanınız olduğunu düşündürüyor. Sanki içinizden gelen bir şeyi hissetseniz bile hemen arkasından bir “acaba” geliyor ve bu “acaba” zaman zaman hissettiğiniz şeyin önüne geçiyor olabilir.


Bir yandan da söylediklerinizden pişman olan taraflarınızdan bahsetmişsiniz. Bir ortamda fikrinizi belirttikten sonra tekrar tekrar bunu düşünüyor, acaba yanlış mı söyledim, yanlış mı anlaşıldım diye sorguluyor olabilirsiniz. Belki de düşüncenizin ya da söylediğiniz bir şeyin karşı taraftan nasıl karşılanacağını önceden kestirmeye çalışmak, kendinizi daha güvende hissetmenizi sağlıyor olabilir.


Çünkü bir yandan da, karar vermekte zorlanma ve kendini ifade edememe hata yapma korkusuyla ilişkili olabiliyor. Sizin anlattıklarınızı okurken de, içinizden veya dışarıdan gelen eleştirel bir sesten kaçınmak, hata yapmamak ve sonrasında pişman olmamak için kararsızlığın bir süreliğine daha güvenli bir alan sağlıyor olabileceğini düşündüm. Belki burada birlikte biraz bakabileceğimiz bir nokta var: Kararsız kaldığınız anlarda sizi en çok zorlayan şey gerçekten hangi seçeneği istediğinizi bilememek mi, yoksa vereceğiniz kararın sonucunda hata yapma ya da pişman olma ihtimali mi? Bazen bu ikisi birbirinden oldukça farklı olabiliyor.


Örneğin saçınızı kestirmek gibi oldukça küçük görünen bir kararın bile aylarca zihninizde kalmasından bahsetmişsiniz. Belki burada mesele yalnızca saçınızı kestirip kestirmemek değildir. Bir seçim yaptığınızda diğer ihtimali geride bırakmak, seçiminizden pişman olmak ya da “keşke” demek sizin için oldukça rahatsız edici hale geliyor olabilir.


Benzer şekilde “Gitmek mi, kalmak mı istiyorum?” dediğinizde de zihniniz gelecekte yaşanabilecek pek çok ihtimali aynı anda düşünmeye çalışıyor olabilir. “Bunu yaparsam geleceğim nasıl etkilenir?” düşüncesi de bu anlamda anlaşılabilir. Çünkü geleceği önceden kontrol etmeye çalışmak, belirsizliğin yarattığı kaygıyı azaltmanın bir yolu gibi çalışabiliyor. Fakat ne kadar düşünürsek düşünelim, bazı kararların sonucunu önceden tamamen bilmemiz mümkün olmayabiliyor.


Belki de bu nedenle kendinizden her kararınızdan önce tamamen emin olmanızı beklemek, karar vermenizi kolaylaştırmak yerine daha da zorlaştırıyor olabilir. Çünkü bir ihtimali düşündüğünüzde başka bir ihtimal ortaya çıkıyor, sonra onun sonucunu hesaplamaya çalışıyorsunuz ve zihniniz yeniden “ama ya... olursa?” diye başlayan başka bir senaryoya geçiyor. Böylece karar vermekten çok, kararın doğru olup olmadığını sürekli kontrol etmeye başlamak mümkün.


Bu noktada belki kendimize daha yumuşak bir yerden şu soruyu sorabiliriz: “Her zaman doğru kararı vermek zorunda mıyım, yoksa verdiğim kararın sonucuyla baş edebileceğime biraz daha güvenmeyi öğrenebilir miyim?”


Çünkü kendine güvenmek her zaman doğru kararı vereceğinden emin olmak anlamına gelmeyebilir. Bazen “Bir karar verirsem ve sonrasında beklemediğim bir şey olursa, bununla baş edebilirim. Hata yaparsam da bunu düzeltebilirim.” diyebilmek de kendine güvenmenin bir parçası olabilir.


Duygularınız konusunda da benzer bir durum yaşanıyor olabilir. “Onu gerçekten seviyor muyum?” diye düşündüğünüzde, belki bir süre sonra hissettiğiniz duygudan çok o duygunun doğru olup olmadığını anlamaya çalışmaya başlıyorsunuz. Oysa duygular her zaman bu kadar net ve kesin olmayabilir. Birini sevip aynı zamanda ondan uzaklaşmak isteyebiliriz; bir yerde kalmak isterken bir yanımız gitmek isteyebilir. Bu tür çelişkiler yaşamak, mutlaka hislerimizin yanlış olduğu anlamına gelmez.


Belki sizin için de zaman içerisinde “Ne hissediyorum?” sorusunun yanında, “Hissettiğim şeye güvenmek benim için neden bu kadar zor?” sorusuna da biraz daha yakından bakmak anlamlı olabilir. Bunu hemen cevaplamak zorunda değilsiniz. Sadece bu ihtimali fark etmek bile önemli bir başlangıç olabilir. Çünkü belki de mesele yalnızca kararsız olmak değildir. Belki karar verdiğinizde ortaya çıkabilecek pişmanlığa, eleştiriye, yalnız kalmaya ya da yanlış yapmış olma hissine karşı kendinizi korumaya çalışıyorsunuzdur. Ve belki zaman içerisinde üzerinde çalışılabilecek şey, zihninizdeki bütün “ya şöyle olursa?” düşüncelerini ortadan kaldırmak değil; bu düşünceler ortaya çıktığında kendi sesinizi de duyabilmenizi sağlamak olabilir.


Bazen yüzde yüz emin olmadan da bir karar verebiliriz. Bazen, hata da yapabilir veya bir seçim yaptıktan sonra pişmanlık da yaşayabiliriz. Ve bütün bunlara rağmen kendimize, “Gerekirse yeniden değerlendirebilirim, değiştirebilirim, başa çıkabilirim.” diyebilmeyi öğrenebiliriz. Belki de zamanla asıl güven, “Doğru kararı vereceğim.” düşüncesinden değil, “Hangi karar olursa olsun kendimi yalnız bırakmayacağım.” duygusundan gelebilir.


Tekrardan danışmak istediğiniz bir konu olursa her zaman ulaşabilirsiniz. 

Sevgiyle Kalın

Psikolog Ecem Bakıner


Yasal Bilgilendirme: Bu içerik tanı ve tedavi niteliği taşımayan, genel psikolojik bilgilendirme amaçlıdır.

Cevaplanmış benzer sorular