Aile

Karımla artık eskisi gibi anlaşamıyoruz

Gizli Kullanıcı28 Mayıs 2026 16:11

8 senedir evliyim ve evlilik sebebi ile yurt dışına çıktım ilk başlarda evliliğimiz gayet normal gidiyordu arada tartışsak bile bir şekilde çözüme ulaşıp hallediyorduk ama çocuklar doğduktan sonra eşim annelik görevini daha çok benimsedi ve aynı evde ayrı odalarda uyumaya başladık son üç yıldır ve son zamanlarda artık birbirimizi anlayamıyoruz ve her hareketim bir eleştiri konusu oluyor yakın arkadaşına evimizde olan her detayı benden önce anlatıyor bi şeye karar vermesi gerekirse artık fikir alma işini bile bırakti nerdeyse hiç birşey sormuyor sürekli kavga ortak bi aktivitemiz yok o dizi izliyor ben tarih programı falan oturup konuşamıyorum artık sürekli kavga son zamanlarda benden hamile kaldığı için pişman olduğunu bile söyledi ben evde durunca onu rahatsız ediyor muşum evde olmayınca akşamları en azından kafa dinliyorum diyor zaten bana yakınlık gösterme ve ilgi duyma yok nerdeyse hiç bir zaman olmadi ben de artık doldum bu yere kadar dayanamıyorum artık bir evde iki oda arkadaşı gibi yaşıyoruz

Bu soru 8 Temmuz 2026 12:25 tarihinde Psikolog Ecem Bakıner tarafından cevaplandı.

  • Cevaplandı

  • Paylaş:

Merhaba sevgili danışan,


Yazdıklarınızı okurken üzerinizde ne kadar ağır bir yük taşıdığınızı hissedebiliyorum. Gerçekten de uzun zamandır içinizde biriken büyük bir yorgunluk, kırgınlık ve hayal kırıklığı var gibi görünüyor. Bunun yanında, bu durum karşısında kendinizi çaresiz hissettiğinizi de düşünüyorum. Yazdıklarınızı birlikte biraz ele almak isterim.


Anlattıklarınızdan, evliliğinizin ilk yıllarında her ne kadar zaman zaman tartışmalar yaşasanız da bunları konuşabildiğiniz, bir şekilde ortak bir noktada buluşabildiğiniz ve ilişkinizden genel olarak memnun olduğunuz bir dönem olduğunu anlıyorum. Ancak bir noktadan sonra bu denge değişmiş ve sanki aynı evin içinde yaşayan ama birbirine giderek yabancılaşan iki kişiye dönüşmüşsünüz gibi duyuyorum.


Özellikle çocuklarınızın doğumundan sonra ilişkinizde belirgin bir değişim yaşandığını ifade ediyorsunuz. Çocuk sahibi olmak, çiftlerin yaşamında çok önemli bir dönüm noktasıdır. Bu süreçte anne ve baba rolleri ön plana çıkarken, bazen eş olma kimliği geri planda kalabiliyor. Yazdıklarınızdan da sanki eşinizin tamamen annelik rolünü benimsediğini, sizinle olan duygusal ve fiziksel yakınlığın ise giderek azaldığını hissediyorum. Ayrı odalarda uyumanız, birlikte vakit geçirmemeniz, ortak bir aktivitenizin olmaması ve artık sohbet etmekte bile zorlanmanız, bu uzaklaşmanın yalnızca fiziksel değil, aynı zamanda duygusal olarak da yaşandığını düşündürüyor.


Bir yandan da yalnızca aranızdaki mesafeden değil, ilişkinin içinde kendinizi giderek daha az değerli hissetmeye başlamanızdan söz ediyorsunuz gibi geldi bana. Fikirlerinizin eskisi kadar önemsenmediğini, eşinizin kararlarını sizinle paylaşmak yerine tek başına vermeye başladığını ve evinizde yaşanan özel durumları sizden önce yakın bir arkadaşına anlattığını ifade ediyorsunuz. Oysa bir ilişkinin içinde kişinin kendisini değerli hissetmesini sağlayan şeylerden biri de "Benim fikrim önemseniyor, benimle paylaşmayı tercih ediyor." duygusudur. Bunlar zamanla azaldığında insan ister istemez "Ben bu ilişkinin neresindeyim?" diye sorgulamaya başlayabiliyor.


Bunun yanında sürekli eleştirilmekten bahsediyorsunuz. Sürekli eleştirilen kişi bir süre sonra yalnızca yaptıklarının değil, varlığının da sorun olarak görüldüğünü hissetmeye başlayabilir. Özellikle eşinizin size "Evde olduğunda rahatsız oluyorum." ya da "Akşamları evde olmayınca en azından kafa dinliyorum." demesi tahmin ediyorum ki sizin için oldukça incitici olmuştur. Bir de bunun üzerine "Senden hamile kaldığım için pişmanım." gibi çok ağır bir cümle duymuş olmanız, yalnızca o anı değil, ilişkinize dair umutlarınızı da derinden sarsmış olabilir. Böyle sözler çoğu zaman yalnızca öfkeyle söylenmiş cümleler olarak kalmaz; kişinin kendilik değerine ve ilişkideki yerine de dokunabilir.


Burada aslında üzerinde durulması gereken bazı şeyler var gibi. Öncelikle iletişim dili. Evliliğin içerisinde tartışmalar sık yaşanabilir; çünkü iki yetişkin insanın her konuda aynı düşünmesi mümkün değildir. Ancak burada önemli olan yalnızca tartışmanın yaşanması değil, tartışmanın ardından ilişkinin nasıl devam ettiğidir.


Peki sizin ilişkinizde tartışmalar bittiğinde ilk yıllarda neler olurdu? Karşılıklı özürler dilenir ve gerçekten o mesele çözüme ulaşır mıydı? Yoksa hiçbir şey olmamış gibi davranılarak günlük hayata devam mı edilirdi? Bunu sormamın nedeni, ilişkinizin dinamiğinin hangi noktadan itibaren değişmeye başladığını birlikte anlamaya çalışmak. Çünkü bazen bugün yaşanan uzaklaşma tek bir olayın değil, zaman içinde konuşulamayan, çözülemeyen ve biriken kırgınlıkların sonucu olabiliyor.


Bir yandan da şunu merak ettim; siz bu süreçte eşinize, yaşadığınız yalnızlığı ve ilişkinizde hissettiğiniz uzaklaşmayı onun davranışlarını eleştirmeden, tamamen kendi duygularınız üzerinden ifade edebildiniz mi? Örneğin "Sen benimle ilgilenmiyorsun." demekten ziyade, "Son zamanlarda kendimi sana karşı çok uzak hissediyorum." ya da "Bu evliliğin içinde kendimi yalnız hissediyorum." diyebildiğiniz konuşmalar oldu mu? Eğer olduysa eşiniz bu konuşmalara nasıl karşılık verdi? Belki, bundan sonraki süreçte "Ben seninle tartışmak istemiyorum, sadece ne hissediyorum onu anlatmak istiyorum. Suçlamak için değil, anlamak için. Hazır hissettiğin bir zaman var mı, konuşabilir miyiz?" gibi bir dil kullanmak, hislerinizi daha güvenli bir şekilde ifade edebilmeniz açısından faydalı olabilir.


Bir başka merak ettiğim nokta da şu; siz ne zamandan beri kendinizi bu evliliğin içinde ikinci planda hissetmeye başladınız? Bu his çocuklarınızın doğumundan sonra mı belirginleşti, yoksa aslında daha öncesinde de küçük küçük hissettiğiniz ama belki o dönem çok üzerinde durmadığınız kırgınlıklar var mıydı? Çünkü bazen ilişkiler bir anda bu noktaya gelmez. Küçük hayal kırıklıkları, konuşulamayan ihtiyaçlar ve zaman içinde biriken kırgınlıklar, fark edilmeden iki insanın birbirinden uzaklaşmasına neden olabilir.


Son olarak şunu da merak ettim; eşiniz bu ilişkinin geldiği noktadan dolayı herhangi bir üzüntü ya da rahatsızlık dile getiriyor mu? Yoksa daha çok sizi eleştiren, mesafe koyan ve bu durumdan yalnızca sizin etkilendiğiniz bir tablo mu var? Bunun cevabı da oldukça önemli. Çünkü bazen iki kişi de aynı ilişkinin içinde mutsuz olabilir; ancak bunu ifade etme biçimleri birbirinden çok farklı olabilir.


Şu an yazdıklarınız bana yalnızca eşinizle yaşadığınız anlaşmazlıkları değil, aynı zamanda uzun zamandır görülmemiş, duyulmamış ve ilişkinin yükünü tek başınıza taşıyormuş gibi hissettiğinizi düşündürdü. Belki de bu noktada en önemli şey, önce bu uzaklaşmanın nasıl başladığını ve bugün sizi bu noktaya getiren süreci birlikte anlamaya çalışmak olabilir. Çünkü bazen çözüm, hemen ne yapılacağını konuşmaktan önce, yaşananları tüm yönleriyle görebilmekten geçer.


Eğer hem siz hem de eşiniz bu ilişkiyi sürdürmek ve yaşadığınız döngüyü anlamak konusunda istekliyseniz, bir psikologdan ya da çift terapistinden destek almayı da değerlendirebilirsiniz. Bazen uzun süredir tekrar eden iletişim döngülerini, kırgınlıkları ve birbirinizi duymayı zorlaştıran noktaları üçüncü bir kişinin rehberliğinde ele almak, birbirinizi yeniden anlayabilmeniz için güvenli bir alan sağlayabilir. Eğer eşiniz şu an buna hazır değilse bile, bireysel olarak bir psikologla görüşmeniz; yaşadığınız duyguları anlamlandırmanız, bu süreçte kendi ihtiyaçlarınızı fark etmeniz ve bundan sonraki adımlarınızı daha sağlıklı değerlendirebilmeniz açısından size destek olabilir.


Tekrardan danışmak istediğiniz bir konu olursa her zaman burada olacağım.

Sevgiyle Kalın

Psikolog Ecem Bakıner

Yasal Bilgilendirme: Bu içerik tanı ve tedavi niteliği taşımayan, genel psikolojik bilgilendirme amaçlıdır.

Cevaplanmış benzer sorular