Psikoloji

Kontrol edemediğim duygular

Gizli Kullanıcı7 Ağustos 2026 07:15
4 yıllık evliyim ve eşimin ailesiyle problemlerimiz oldu ben ve kendi ailem eşimin ailesiyle görüşmüyoruz eşimle bir ayrılma süreci yaşadık ve tekrar barıştık ama eşimin ailesinin yaptığı haksızlıklardan , aileme verdiği beddualardan ve etrafa yaptığı dedikodulardan dolayı yoğun öfke ve nefret duyuyorum bu duyguların eşimle olan ilişkimize olumsuz yansımaması için ne yapmam lazım çünkü sürekli konu açılıyor ve birbirimizi kırıyoruz ister istemez ben de kırıcı konuşuyorum bu konuyu nasıl aşabiliriz eşimle barıştığımızdan bu yana bir yıl oldu hala konu açıldığında ben çok öfkeleniyorum ve kırıcı konuşuyorum geriliyoruz. Eşim hep birbirimize kaç kez söz verdik bu konuları açmayacağız diye ama bir şekilde açılıyor ve kavga ediyoruz eşimden soğuduğumu hissediyorum bazen eşimle barıştığıma pişman oluyorum

Bu soru 8 Ağustos 2026 15:48 tarihinde Psikolog Ecem Bakıner tarafından cevaplandı.

  • Cevaplandı

  • Paylaş:

Merhaba sevgili danışan, yazdıklarınızdan ne kadar zor şeyler yaşadığınızı ve partnerinizi ne kadar kırmamak için çabaladığınızı görmemek elde değil.. hem evliliğinizi yürütmeye devam etmeye çalışıyorsunuz hem de hissettiğiniz yoğun öfke ve nefret duygularıyla baş etmeye çalışıyorsunuz. Hadi gelin yazdıklarınızı birlikte ele alalım.


Aslında 4 yıllık bir evlilik sürecinden bahsediyorsunuz. Evlilik içerisinde bir tarafta “evliliğimi korumalıyım” diyen bir tarafınız var, diğer tarafta ise eşinizin ailesiyle yaşadığınız olayların sizde oluşturduğu yoğun öfke, kırgınlık ve hayal kırıklığı var. Çünkü bir dönem ayrılma süreci yaşadığınızı ve bunun eşinizin ailesiyle yaşadığınız problemlerle de bağlantılı olduğunu söylüyorsunuz. Dolayısıyla bugün bu konular yeniden gündeme geldiğinde yalnızca geçmişte yaşanan bir olayı hatırlıyor olmayabilirsiniz. O dönemde yaşadığınız kırgınlıkları, haksızlığa uğramışlık hissini, ailenize yönelik söylenen ağır sözleri ve belki de evliliğinizin zarar gördüğünü hissettiğiniz o dönemi de yeniden hatırlıyor olabilirsiniz. Bu nedenle aradan bir yıl geçmiş olmasına rağmen bu konular açıldığında öfkenizin yeniden yükselmesi anlaşılabilir bir durum.


Burada üzerinde durmak istediğim şey, "eşiniz ve eşinizin ailesini birbirinden ayırmak gerektiği." Çünkü gördüğüm kadarıyla bu iki konu birlikte gündeme geliyor ve evliliğiniz içerisinde bir sorun haline geliyor. Eşinizin ailesinin size yaptıkları ile eşinizin size karşı olan davranışları aynı şey değil. Ancak yaşananlar nedeniyle zaman zaman eşinizi de ailesinin temsilcisi gibi görmeye başlamanız mümkün. Böyle olduğunda eşinizle yaptığınız bir konuşma, aslında eşinizin ailesiyle yaşadığınız bütün geçmiş olayların yükünü taşıyabiliyor.


Burada önemli olan şey, çiftlerin ailelerini evliliklerinin içerisine ne kadar dahil ettikleridir. Aileler elbette her iki taraf için de önemli olabilir. Ancak evliliğin içerisinde ailelerin dahil olması bambaşka bir konudur. Çünkü anladığım kadarıyla aileler evliliğinizin içerisine olması gerekenden fazla dahil olduğunda, maalesef o evlilik iki kişi arasında olmuş olmaktan çıkabiliyor. Çiftin kendi kararları, sınırları ve birbirlerine karşı sorumlulukları ikinci plana geçebiliyor.


Bu nedenle belki de bundan sonraki süreçte kendinize “Eşimin ailesiyle yaşadığım problemi nasıl tamamen unutabilirim?” sorusundan ziyade, “Bu yaşananların eşimle olan ilişkimi yönetmesine nasıl izin vermem?” sorusunu sormanız daha işlevsel olabilir.


Çünkü yaşananları unutmak zorunda değilsiniz. Size yapılanları haklı bulmak, yaşananları yok saymak ya da eşinizin ailesiyle yeniden yakınlaşmak zorunda da değilsiniz. Hatta sizin için sağlıklı olan şey belirli bir mesafeyi korumak olabilir. Ancak evliliğinize devam ettiğiniz durumda da eşinizle kurduğunuz ilişkiyi, eşinizin ailesine duyduğunuz öfkenin belirlemesine izin vermemek önemli.


Bir diğer noktada ise “Bu konuları bir daha açmayacağız” diye birbirinize söz verdiğinizi söylüyorsunuz. Fakat burada şöyle bir durum olabilir: Bir konuyu konuşmamak, her zaman o konunun çözülmüş olduğu anlamına gelmez. Bazen konuşulmayan ve işlenmeyen duygular bir süre sonra başka bir tartışmanın içerisinde yeniden ortaya çıkabilir. Bu nedenle kendinize “Bu konuyu bir daha asla konuşmayacağız.” demek yerine, “Bu konu açıldığında birbirimizi nasıl incitmeden konuşabiliriz?” sorusunu sormanız daha faydalı olabilir. Çünkü her duygu, özellikle de öfke, bastırıldığında, konuşulmadığında tekrardan açığa çıkabilir. 


Burada birkaç adım izlemek işlevsel olabilir. Örneğin konu yeniden açıldığında eşinize “Ben şu anda sana kızgın olduğum için değil, yaşadığım şeylerin bende bıraktığı öfke yeniden tetiklendiği için geriliyorum. Biraz sakinleştikten sonra konuşalım.” diyebilirsiniz. Böylece eşinizi karşınızda duran kişi olarak görmek yerine, yaşadığınız duyguyu onunla paylaşmış olursunuz.


Çünkü sizin de fark ettiğiniz gibi, konu açıldığında siz kırıcı konuşuyorsunuz, eşiniz de kırılıyor ve ardından birbirinizden uzaklaşıyorsunuz. Böylece başlangıçta eşinizin ailesiyle ilgili olan bir mesele, bir süre sonra sizin evliliğinizin kendi problemi haline geliyor. Asıl dikkat etmeniz gereken döngü belki de tam olarak bu.


Bir de “Bazen eşimden soğuduğumu hissediyorum ve eşimle barıştığıma pişman oluyorum.” diyorsunuz. Bu düşünce geldiğinde hemen “Demek ki eşimi artık sevmiyorum.” sonucuna ulaşmamaya çalışın. Çünkü bazen bir kişiye yönelik kızgınlık, o kişiyle bağlantılı yaşanan bütün olumsuz deneyimler nedeniyle yakınlık duygusunu da gölgeleyebilir. Eşinizin ailesiyle yaşadığınız olaylar eşinizle ilişkinize de zarar verdiyse, eşinizi gördüğünüzde yalnızca eşinizi değil, o dönemde yaşadığınız kırgınlığı ve hayal kırıklığını da hatırlıyor olabilirsiniz.


Bu noktada kendinize şu soruyu sorabilirsiniz:


“Ben gerçekten eşimden mi soğudum, yoksa eşimle ilgili duygularımın içerisine eşimin ailesiyle yaşadığım kırgınlıklar da karışıyor mu?”


Bu sorunun cevabı sizin için önemli olabilir.


Aynı zamanda burada bütün sorumluluğun sizin üzerinizde olmadığını da söylemek isterim. “Ben öfkelenmeyeyim, konuyu açmayayım, eşimi kırmayayım.” diye yalnızca kendinizi kontrol etmeye çalışmanız yeterli olmayabilir. Eşinizin de sizin yaşadığınız kırgınlığı anlaması, sizinle ailesi arasındaki sınırları koruması ve evliliğinizin kendi ailesiyle olan ilişkisinden ayrı bir alan olduğunu hissettirmesi gerekiyor. Elbette kimse ailesini ve bazı tavırlarını onlar da değişmeye gönüllü olmadığı sürece değiştiremez, ancak bunu evliliğe yansıtmamak çiftlerin elinde olabilir. 


Belki de birlikte konuşmanız gereken şey artık “Geçmişte kim haklıydı?” sorusu değil; “Biz bundan sonra evliliğimizi nasıl koruyacağız?” sorusu.


Ailelerle ilgili hangi sınırlar olacak? Eşinizin ailesinden gelen bir müdahale olduğunda eşiniz nasıl davranacak? Sizin ailenize yönelik bir saygısızlık olduğunda nasıl bir tutum sergilenecek? Bu konular yeniden gündeme geldiğinde birbirinizi nasıl koruyacaksınız? Bunlar üzerinde birlikte konuşmanız, geçmişte yaşananları tekrar tekrar tartışmaktan çok daha işlevsel olabilir.


Ve belki de burada amaç eşinizin ailesine karşı hiçbir şey hissetmemek değil. Çünkü bazı yaşantıların ardından öfke duymanızın bir nedeni var. Ama zaman içerisinde hedefiniz, “Onların yaptıkları beni hâlâ üzüyor olabilir fakat artık evliliğimin nasıl olacağını onların davranışları belirlemiyor." diyebildiğiniz bir noktaya gelmek olabilir.


Çünkü geçmişi değiştiremeyiz. Size söylenen sözleri, yapılanları ya da yaşananları geri alamayız. Fakat bundan sonraki hayatınızda bunların ne kadar yer kaplayacağı konusunda bir seçim yapabilirsiniz.


Eğer eşinizle her konuşmanız aynı döngüye giriyor, konu açıldığında yoğun öfke yükseliyor ve ardından birbirinizi kırıyorsanız, bunu yalnızca “artık bu konuyu konuşmayalım” diyerek çözmek yerine bir çift terapisti eşliğinde ele almak da oldukça faydalı olabilir. Çünkü bazen çiftlerin yıllardır tartıştığı görünen konu aslında yalnızca aileler değildir; altında “Eşim benim yanımda mı?”, “Beni koruyacak mı?”, “Yaşadıklarımı gerçekten anlıyor mu?”, “Birlikte bir sınır oluşturabilecek miyiz?” gibi çok daha temel ihtiyaçlar olabilir.


Belki de sizin için iyileştirici olan şey, geçmişi unutmak değil; geçmişte yaşananların bugün kurduğunuz ilişki üzerindeki gücünü yavaş yavaş azaltmak olacaktır.


Tekrardan danışmak istediğiniz bir konu olursa her zaman bana ulaşabilirsiniz.


Sevgiyle Kalın

Psikolog Ecem Bakıner

alinti

Çok teşekkürler

Yasal Bilgilendirme: Bu içerik tanı ve tedavi niteliği taşımayan, genel psikolojik bilgilendirme amaçlıdır.

Cevaplanmış benzer sorular