Kaygı

Nişanlılık sürecindeki kaygılar

Gizli Kullanıcı22 Haziran 2026 07:04

Merhabalar,

Nişanlımdan soğurum diye çok korkuyorum bunun önüne gecmek için her şeyi yapıyorum yanıma hep tertemiz gelsin istiyorum. Malum çoğu erkege baktığımızda kişisel bakım,hijyenleri biz kadınlara göre az. Fakat nişanlimda böyle bir şey olsun istemiyorum Allah var ne desem yapıyor ikiletmiyor sabah akşam dişini fırçalasin istiyorum her gün duşa girsin tırnakları bakımlı olsun v.b... o da elinden geldiğince bunları yapıyor ama ben bazen çok düşünüyorum ya bugün sabah dişini fırçalamadan dışarı çıktıysa ya elini yikamadiysa diye çok değişik psikolojiye girdim korkuyorum bu durumdan dolayı ondan sogursam diye. Benim gibi olan var mı bilmiyorum her şeyi çok fazla kaygı ediyorum. Bu kaygimda onlardan biri, sizce bu normal mi? Bu durumun önüne nasıl geçebilirim lütfen yardım edinn

Bu soru 30 Haziran 2026 19:44 tarihinde Psikolog Hamide Güven tarafından cevaplandı.

  • Cevaplandı

  • Paylaş:

Merhaba,

Yaşadığınız durum yalnızca hijyen hassasiyeti olarak görünmüyor; bunun altında yoğun bir kaygı ve kontrol ihtiyacı da bulunuyor gibi. Özellikle ya dişini fırçalamadıysa, ya elini yıkamadıysa, ya ondan soğursam şeklindeki düşünceler, sizi rahatsız eden ve zihninizde tekrar tekrar dönen kaygı düşünceleri gibi görünüyor.

Öncelikle şunu belirtmek gerekir ki, partnerinizin temiz, bakımlı ve hijyenik olmasını istemeniz tek başına anormal bir durum değildir. Birçok insan, birlikte olduğu kişinin kişisel bakımına önem vermesini ister. Ancak burada belirleyici olan nokta, bu düşüncelerin ne kadar yoğun olduğu ve günlük yaşamınızı ne kadar etkilediğidir. Eğer partneriniz gerekli bakımı yaptığı halde zihniniz sürekli olarak ya yapmadıysa sorusuna takılıyor ve bu durum ilişkinizden keyif almanızı engelliyorsa, burada kaygının kendisi sorun haline gelmiş olabilir.

Dikkat çekici olan bir diğer nokta ise, asıl korkunuzun hijyen değil, ondan soğumak olmasıdır. Yani zihniniz, ilişkinizi kaybetme veya duygularınızın değişmesi ihtimaline karşı sizi sürekli tetikte tutmaya çalışıyor olabilir. Ne yazık ki kaygı böyle çalışır; kişi korktuğu şeyin olmaması için ne kadar çok kontrol etmeye çalışırsa, o korku genellikle zihinde daha da güçlenir.

Bu nedenle sürekli güvence aramak, partnerinizin bakım alışkanlıklarını sık sık kontrol etmek veya onun her davranışını analiz etmek kısa süreli rahatlama sağlasa da uzun vadede kaygıyı artırabilir. Çünkü zihniniz zamanla ben ancak sürekli kontrol edersem güvendeyim şeklinde bir öğrenme geliştirebilir.

Bu durum özellikle kaygı bozuklukları ve bazen de obsesif düşünce örüntüleriyle ilişkili olarak görülebilir. Bu, sizin kötü biri olduğunuz veya partnerinizi sevmediğiniz anlamına gelmez. Aksine, çoğu zaman kişi tam da çok değer verdiği şeyi kaybetmekten korktuğu için bu tür düşüncelere takılır.

Bu durumun önüne geçebilmek için öncelikle kendinize şu soruyu sormayı deneyebilirsiniz: Şu an gerçekten bir hijyen sorunu mu var, yoksa zihnim bana olabilecek en kötü senaryoyu mu düşündürüyor? Ayrıca partnerinizin bakımını sürekli zihinsel olarak kontrol etmeye çalıştığınızı fark ettiğinizde, bu düşüncelerin peşinden gitmek yerine onların bir kaygı düşüncesi olduğunu fark etmeye çalışabilirsiniz.

Eğer bu düşünceler gün içinde sık sık aklınıza geliyor, ilişkinizden aldığınız huzuru azaltıyor ve sizi yoğun biçimde yoruyorsa, bir psikologla görüşmeniz faydalı olabilir. Çünkü burada ele alınması gereken asıl konu, partnerinizin hijyen düzeyinden çok, sizin yaşadığınız yoğun kaygı ve kaybetme korkusu gibi görünüyor.

alinti

Teşekkür ederim

Yasal Bilgilendirme: Bu içerik tanı ve tedavi niteliği taşımayan, genel psikolojik bilgilendirme amaçlıdır.

Cevaplanmış benzer sorular

Kaygı

Duygumdan nasıl emin olurum

Ezgi hanım merhabalar💐,aslında genel olarakta anksiyeteye yatkın birisiyim örneğin bir misafir beklediğimde herşeyin mükemmel olmasını isterim en iyisi olsun isterim zamanında yetişsin isterim ve aşırı stres yaşarım,bu benim huyum sanıyorum çünkü hiç bırakamadım yani mutlu giden ilişkimde partnerim bianda soğuk olursa ve ben bunu hissedersem yemek yiyemem ondan mesaj beklerim bütün günüm mahvolur ki partnerim içinde bu böyle trip atıyorsam o hatalıysa gerçekten moralim düzelene kadar onunda morali bozuluyo beni o yüzle görmek istemiyormuş. Aslında benim duygusal ihtiyaçlarım bu ilişkide daha önceden çok daha karşılanıyordu ama yaklaşık 5-6 aydır bu eksik yeterince iletişim kuramıyoruz işlerinden kaynaklı ve ben haliyle bu duruma bozuluyorum çünkü en ufak bir afedersin kusura bakma konuşması yapmıyor direk benim hayatıma devam etmemi istiyor ve ben bunu kabul edemiyorum,zorundaymışım gibi bi tavır olarak görüyorum bu durumu ve kimse hiçbişeye zorunda değil. Ben naz yapmak istiyorum trip biz kadınların en doğal hakkıyken ben bundan da nasibimi alamıyorum yani ben bişey yapmadım kusura bakma diyo ki buluşma ayarlayamayan partnerim bu durumda. Yani şuanda daha öncede sizinle paylaştığım üzere de gelgitli bir dönemdeyim ama şununda farkındayım duygusal bir olgunluk yaşadım bunu çok zor geçirdim aşırı zor geçirdim yani kaç defa sizlere yazdım bilmiyorum ama çocuk gibi severken şimdi olgun gibi seviyorum bu bana yeni gelen bi duygu evet heyecan var ama o eski çocuksu şeyler yok daha olgun tavırlar ve düşüncelerdeyim daha kadın olduğumu hissediyorum. Evliliğe adım atmama sebebimde babamla yaşayamadığım anlar ve vakitler şuanda emekli oldu ve tamamen bizimle bu zamanların tadını çıkartmak istiyorum çünkü zaman çok kısa evet belki bizim içinde kısa ama bilemiyorum:(. Geçmişte yaşadığım hiçbir kaygım yok açıkçası en uzun ilişkimi yaşıyorum şuanda kimseyle evlilik düşünmemiştim biz evlilik için çeyizlik eşyalarımızı bile aldık o kadar ileri gittik ama o geçmişteki bendi Buda şimdiki ben istemiyorum tamamen değil sadece evlilik olgunluğu yuva kurabilme hissiyatı bunların üstesinden gelmem için gerçekten o kıvama gelmem lazım yoksa çabuk pes ederiz. Bu ilişkiye gerçekten çok değer veriyorum kendimi huzurlu hissettiğim mutlu hissettiğim sayısızca an var ve olmaya devam edeceğini düşünüyorum bilemiyorum tabiki ama henüz konuşamadık partnerimle iyi sonuçlanırsa inşallah böyle devam eder:). Ailemle ilişkimi hiç kıyaslamadım aslında Ezgi hanım çünkü burası çoğunluk ve alışılmış bir düzen diğer tarafta sadece ikimiz ve çok sakin bir ortam,ailemle beraberken herkes kendi düzenindeyken ben partnerimle beraber oluyorum yani mesajlaşıp konuşuyoruz her zaman hep beraber olamayız babam tv izlerken kardeşim ders çalışıyor ve ben tek kalıyorum kendisi de o durumda öyle tabi ama o tek çocuk evi kalabalık değil oda annesini bırakmak istemiyor benim gibi evlerimizde çok uzak şimdi o yakın istiyor annesine bende babama yakın istiyorum hatta alt katında yaşasak nasıl mutlu olurum ama bu süreç biraz zor olucak gibi görünüyor.