Normal mi ben mi abartıyorum?
Bu soru 2 Ağustos 2026 14:17 tarihinde Psikolog Ecem Bakıner tarafından cevaplandı.
- Paylaş:
Merhaba sevgili danışan,
Yazdıklarınızı okurken, ilişkinizde yaşanan sorunlardan, bunları anlamlandırmaya çalışırken ne kadar yorulmuş olduğunuzu fark etmemek mümkün değil. Sanki uzun zamandır partnerinizle yaşadığınız her olayın sonunda aynı yere dönüyorsunuz: "Acaba sorun bende mi?" Oysa insan sürekli kendi duygularını sorgulamaya başladıysa, bazen durup yalnızca yaşanan olaylara değil, o ilişkinin kişide bıraktığı etkiye de bakmak gerekir.
Yazdıklarınızdan anladığım kadarıyla aslında partnerinizin annesine ve ablasına değer vermesine karşı çıkan bir yerde değilsiniz. Rahatsız olduğunuz nokta, ilişkinizde size ait olması gereken alanın giderek daralmış olması gibi görünüyor. Planlarınızın sık sık onların ihtiyaçlarına göre değişmesi, birlikte geçireceğiniz zamanın bölünmesi ya da ilişkinize sürekli üçüncü kişilerin dahil olması sizde geri planda kaldığınız hissini oluşturmuş olabilir. Çünkü romantik ilişkilerde yalnızca birlikte olmak değil, iki kişinin kendine ait bir "biz" alanı oluşturabilmesi de önemli bir ihtiyaçtır.
Bir başka dikkat çeken nokta ise, bu rahatsızlığınızı dile getirdiğinizde yaşananlar. Siz "Kendimi geri planda hissediyorum." demeye çalışırken, karşılığında "Abartıyorsun." ya da "Kıskançsın." gibi ifadeler duyduğunuzu anlatıyorsunuz. Böyle olduğunda konuşulan şey artık sizin duygunuz olmuyor; o duyguyu yaşayan siz oluyorsunuz. Bu da zamanla kişinin "Belki de gerçekten ben abartıyorum." diye düşünmesine neden olabilir. Oysa bir ilişkinin sağlıklı olması, her konuda aynı fikirde olmak anlamına gelmez. Önemli olan, iki tarafın da birbirinin duygusunu anlamaya çalışabilmesidir.
Bir başka nokta ise ilişkinizdeki karşılıklılık duygusu. Partneriniz yaşadığı sıkıntıları, borçlarını ve zorlandığı konuları sizinle paylaşabiliyor. Ancak siz kendi ihtiyaçlarınızı dile getirdiğinizde aynı duygusal karşılığı bulamadığınızı hissediyorsunuz. Özellikle "Hiç kimse için annemi ve ablamı üzmem." cümlesi, size "İhtiyaç duyduğunda yanındayım ama konu bana geldiğinde aynı önceliği göremiyorum." hissini yaşatmış olabilir. Benzer şekilde, birlikte yaşama konusundaki sınırlarınızın aylarca kabul görmemesi ya da çalışma hayatınızda zorlandığınızı anlattığınızda anlaşılmak yerine küçümsendiğinizi hissetmeniz de aynı duyguyu besliyor gibi görünüyor: Duyulmadığınızı hissetmek.
Belki de bu nedenle artık yalnızca ortak ilgi alanlarınızın değil, duygusal yakınlığınızın da azaldığını hissediyorsunuz. Çünkü yakınlık, sadece aynı şeylerden hoşlanmakla değil; anlaşılmak, önemsenmek ve birbirinin ihtiyaçlarına alan açabilmekle de ilgilidir.
"Normal olan ben miyim, yoksa sorunları büyüten taraf ben miyim?" sorunuza ise kesin bir "evet" ya da "hayır" demek doğru olmaz. Bir ilişkiyi sağlıklı değerlendirebilmek için her iki tarafı da dinlemek gerekir. Ancak sizin anlattıklarınız bana, sorun çıkaran birinden çok, uzun zamandır anlaşılmaya çalışan ama her seferinde kendini yeniden açıklamak zorunda hisseden birini düşündürüyor. Kişi sürekli kendi duygularını savunmak zorunda kaldığında, zamanla kendi iç sesine olan güvenini de kaybedebilir.
Belki de şu an kendinize sormanız gereken soru "Haklı mıyım?" değil, "Bu ilişki bana nasıl hissettiriyor?" sorusudur. Çünkü bazen bir ilişkinin sağlıklı olup olmadığını anlamanın en önemli yollarından biri, o ilişkinin içinde nasıl biri haline geldiğimize bakmaktır. Kendinizi daha huzurlu, daha güvende ve daha değerli mi hissediyorsunuz; yoksa giderek daha fazla kendinizi açıklayan, kendi duygularından şüphe eden ve yorulan biri mi oluyorsunuz? Bir de, Burada asıl soru şu olabilir: “Bu haliyle bu ilişkiyi sürdürürsem, birkaç yıl sonra nasıl bir ‘ben’ göreceğim?” Yorgun, kendinden şüphe eden, sesi kısılmış biri mi… yoksa duygu ve sınırlarına daha saygı duyulan biri mi?
Son olarak şunu söylemek isterim: İlişkide öncelikli hissetmeyi istemeniz, size ait bir alan aramanız ya da sınırlarınızın gözetilmesini beklemeniz abarttığınız anlamına gelmez. Bunlar romantik ilişkilerde oldukça doğal ihtiyaçlardır. Belki de şu an üzerinde durmanız gereken asıl soru, "Duygularım doğru mu?" değil; "Bu ilişki, duygularımın var olmasına ne kadar alan tanıyor?" sorusudur. Bazen bu sorunun cevabı, ilişkinin kendisi hakkında pek çok şeyi görünür kılabilir.
Tekrardan danışmak istediğiniz bir konu olursa bana her zaman ulaşabilirsiniz.
Sevgiyle Kalın
Psikolog Ecem Bakıner
Yasal Bilgilendirme: Bu içerik tanı ve tedavi niteliği taşımayan, genel psikolojik bilgilendirme amaçlıdır.