Rahatsız eden anılar
Neredeyse 1 ay önce aşağıdaki soruyu sormuştum, halen cevaplanmasını ve ardından tedavi/terapi için iletişime geçmeyi bekliyorum.
"45 yaşında evli bir erkeğim. Bir kaç zamandır ilk çocukluk ve üniversite dönemine ait bir yığın hoşlanmadığım anı aklıma geliyor ve beni rahatsız ediyor. Bunlar çoğunlukla özgüven eksikliği ve yalnızlıkla ilgili. Üniversite dönemim çok da iyi geçmedi benim açımdan. Ancak uzun zamandır unutmuştum. Üniversite sonrası gerek sosyal yaşamımda gerekse iş hayatımda daha aktif olduğumu söyleyebilirim. Ancak bu eski anıları neden hatırladığımı ve ne yapmam gerektiğini çözmek istiyorum"
Bu soru 15 Haziran 2026 09:15 tarihinde Psikolog Ecem Bakıner tarafından cevaplandı.
- Paylaş:
Merhaba sevgili danışan,
Tekrardan yazdığınız için teşekkürler. Yazdıklarınızda bu anıların sizi ne kadar rahatsız ettiğini ve aradan uzun yıllar geçmiş olmasına rağmen etkilerinin hala sürdüğünü görebiliyorum. Bu nedenle birlikte biraz daha yakından bakmak isterim.
Öncelikle bugün 45 yaşında, hayatını kurmuş, evliliğini sürdürmüş ve iş yaşamında aktif olmuş birisiniz. Buna rağmen üniversite ve çocukluk dönemine ait bazı anıların yeniden gündeme gelmesi sizi şaşırtmış gibi görünüyor. Sanki söylediklerinizin altında şu soru yatıyor: “Ben bunları geride bırakmıştım, neden şimdi tekrar karşıma çıkıyor?”
Aslında bunun cevabı çoğu zaman anıların kendisinden çok, o anıların bize hissettirdiklerinde saklıdır. Bazen hayatın belli dönemlerinde, özellikle sorumluluklar biraz daha oturduğunda ve yaşamın temposu nispeten sakinleştiğinde, zihin geçmişte yarım kalmış duygulara dönmeye başlar. Çocukluk, ergenlik ya da üniversite yıllarında yaşanan yalnızlıklar, dışlanmışlık hissi, özgüven kırılmaları ya da görülmediğimizi düşündüğümüz anlar yıllarca sessiz kalabilir. Ancak sessiz kalmaları tamamen ortadan kayboldukları anlamına gelmez.
Çünkü zihin unutsa bile, yaşadığımız deneyimlerin bizde bıraktığı duygusal izler varlığını sürdürebilir. Bugün sosyal olarak daha aktif, daha güçlü ve daha farklı bir noktada olsanız da, o dönemlerde yaşadığınız duyguların bazıları tam olarak işlenmeden kalmış olabilir. Bazen geçmişteki benliğimiz, yıllar sonra bile “O dönemde yaşadıklarımı gerçekten fark ettin mi?”, “Ne kadar yalnız hissettiğimi görebildin mi?” ya da “Kendimi ne kadar yetersiz hissettiğimi anlayabildin mi?” diye seslenebilir.
Bu nedenle şu anda yaşadığınız durumun mutlaka geriye gidiş ya da kötüleşme olarak değerlendirilmesi gerekmeyebilir. Tam tersine, zihninizin geçmişteki bazı deneyimlere bugün sahip olduğunuz olgunluk, deneyim ve kaynaklarla yeniden bakmaya hazır olduğunun bir işareti de olabilir.
Belki de kendinize şu soruları sormayı deneyebilirsiniz: Bu anılar geldiğinde en çok hangi duygu ortaya çıkıyor? Üzüntü mü, öfke mi, utanç mı, yalnızlık mı? O dönemlerde en çok neye ihtiyaç duyuyordunuz ve bunu ne kadar karşılayabiliyordunuz? Bugünkü siz, o yıllardaki halinize baksa ona ne söylemek isterdi? Bazen anının kendisinden çok, anının taşıdığı duyguyu anlamak iyileşme sürecinde önemli bir adım olabilir.
Eğer bu düşünceler sıklaşıyor, günlük yaşamınızı etkiliyor ya da zihninizde sürekli dönüp duran bir hale geliyorsa, bir psikologla birlikte bu anıların sizde bıraktığı anlamları ve duyguları daha ayrıntılı ele almak da faydalı olabilir. Böylece yalnızca neden tekrar ortaya çıktıklarını değil, bugün size ne anlatmaya çalıştıklarını da keşfetme fırsatı bulabilirsiniz.
Ayrıca yazınızın sonunda terapi desteği almak istediğinizi belirtmişsiniz. Bu anıların ve beraberinde getirdiği duyguların sizin için ne ifade ettiğini daha yakından incelemek, geçmiş deneyimlerinizin bugünkü yaşamınıza etkilerini anlamak ve sizi rahatsız eden bu düşünce döngüsünü daha derinlemesine ele almak adına bir psikologdan destek almanız faydalı olabilir. Bazen geçmişte yaşananları yalnızca hatırlamak değil, onlara bugün nasıl anlam verdiğimizi keşfetmek de iyileştirici bir süreç olabilir. Bu konuda yeniden danışmak ya da yaşadığınız süreci paylaşmak isterseniz, size eşlik etmek için burada olacağım.
Sevgiyle Kalın
Psikolog Ecem Bakıner
Yasal Bilgilendirme: Bu içerik tanı ve tedavi niteliği taşımayan, genel psikolojik bilgilendirme amaçlıdır.