Sevilmediğimi hissetmek
Merhaba 26 yıllık evliyim son 1 yıldır eşimin beni sevmediğini hissediyorum sanki beni beğenmiyo artık öyle hissediyorum ne yapmalıyım
Bir kaç kez sordum birimi var diye kafanda ne kuruyon diyo cvp alamıyorum acabalar beni yoruyo nasıl davranıcam nasıl çözlecek derdi ne onu bile anlatmıyo
İyi oluyom suçlu kötü oluyom suçlu nasıl bir yol izlemeliyim onuda bilmiyorum bildiğim tek şey kafam çok yorgun.
Bu soru 8 Temmuz 2026 12:07 tarihinde Psikolog Ecem Bakıner tarafından cevaplandı.
- Paylaş:
Merhaba sevgili danışan,
Yazdıklarınızdan bu durumun sizi ne kadar üzdüğünü ve üzerinizde ne kadar büyük bir yük oluşturduğunu hissedebiliyorum. Sanki uzun zamandır bu belirsizliğin içinde tek başınıza çırpınıyor, ne olduğunu anlamaya çalışıyormuşsunuz gibi...
Yazdıklarınızı birlikte ele almak isterim. 26 yıllık bir evlilik oldukça uzun bir süreç gerçekten de... Bu; içinde çok emek, çok anı ve belki de zaman zaman sessizce yutulan birçok duyguyu barındıran kocaman bir hayat aslında. Son bir yıldır da eşinizin sizi artık beğenmediğini, sevmediğini hissettiğinizi söylüyorsunuz. Bu, baş etmesi oldukça zor bir endişe olmalı... Hatta bunu kendisine sorduğunuzda da sizi tatmin eden bir cevap alamadığınızı, bazen ise hiç cevap alamadığınızı söylüyorsunuz.
Aslında sorduğunuz soru oldukça açık ve doğrudan bir yerden geliyor. Çünkü zaman zaman "Hayatında biri mi var?" diye düşünmeye kadar gelmişsiniz ve bu da şüphelerinizi daha da artırmış gibi görünüyor. Cevap alamadıkça da zihniniz boşlukları doldurmaya çalışıyor; "Beni artık beğenmiyor mu?", "Beni sevmiyor mu?", "Hayatında biri mi var?", "Sorun bende mi?" gibi sorular zihninizi meşgul ediyor. Belirsizlik çoğu zaman insanı, kesin bir cevaptan daha fazla yorabilir.
Bir cümleniz ise özellikle dikkatimi çekti: "İyi oluyorum suçlu, kötü oluyorum suçlu." Bu cümleyi okurken, sanki ne yaparsanız yapın kendinizi yanlış yapan taraf gibi hissettiğinizi düşündüm. Uzun süre bu şekilde hissetmek, zamanla insanın hem kendisine olan güvenini hem de ilişkideki güven duygusunu yıpratabilir.
Burada aslında ilişkinizin gidişatını daha iyi anlayabilmek adına sormak istediğim bazı sorular var. Evliliğinizin başlarında da buna benzer durumlar yaşanıyor muydu? Eğer yaşanıyorsa ne kadar süredir vardı? Yaşanmıyorsa, son bir yıl içerisinde ilişkinizi etkileyebilecek önemli bir olay, kırgınlık, stresli bir süreç ya da başka bir değişiklik yaşandı mı? Çünkü bazen ilişkilerde geçmişten gelen iletişim biçimlerimizi sürdürmeye devam edebiliriz ya da evlilik içerisinde yaşanan bazı olaylar eşlerin birbirinden duygusal olarak uzaklaşmasına neden olabilir. Eğer böyle bir durum olduysa, önce bunun farkına varmak ve sonrasında bu konu hakkında konuşabilmek önemli olabilir.
Bunun yanı sıra, eğer belirgin bir sebep olmadan bu değişim başladıysa, yine bunu konuşmayı denemek iyi bir fikir olabilir. Ancak burada söze "Hayatında biri mi var?" gibi doğrudan suçlayıcı olabilecek bir yerden başlamak yerine, kendi duygu ve ihtiyaçlarınızı daha açık bir şekilde ifade etmek çoğu zaman daha sağlıklı bir iletişim kurulmasına yardımcı olabilir.
Örneğin şöyle söyleyebilirsiniz:
"Canım, seninle konuşmak istiyorum. Son bir yıldır bana karşı daha uzak olduğunu hissediyorum ve bu durum kendimi değersiz hissetmeme neden oluyor. Bana yaklaşmaman ya da aramızdaki mesafenin artması, artık beğenilmediğimi ve sevilmediğimi düşünmeme yol açıyor. Seni suçlamak istemiyorum. Sadece ne düşündüğünü ve neler hissettiğini açıkça duymaya ihtiyacım var. Birlikte birbirimize hissettiklerimizi daha açık konuşabilirsek kendimi daha güvende hissedeceğim."
Bu şekilde konuşmak hem karşı tarafın kendisini suçlanmış hissetmesini azaltabilir hem de sizin duygularınızı daha görünür hale getirebilir.
Bir de şunu eklemek isterim. Yıllar içinde insanın bedeni, kilosu, sağlığı, enerjisi hatta hayata bakışı bile değişebilir. Uzun süreli evliliklerde bazen eşler birbirlerine alışabilir; iltifatlar azalabilir, sevgiyi gösterme biçimleri değişebilir. Bu da karşı tarafta "Artık beni beğenmiyor." hissine dönüşebilir. Belki de eşinizin yaşadığı sıkıntı sizinle ilgili değil; kendi iç dünyası, işi, yaşı ya da başka bir yüküyle ilgili olabilir. Ancak bunu sizinle paylaşmadığında zihniniz doğal olarak boşlukları en kötü ihtimallerle doldurmaya çalışıyor.
Yine de şunu bilmenizi isterim ki, bu durum böyle devam etmek zorunda değil. Evlilik içerisinde sevilmek, değer görmek, beğenilmek ve arzulanmak her insanın temel duygusal ihtiyaçlarından biridir. Bu ihtiyaçları hissetmeniz son derece doğal ve anlaşılır. Önemli olan, bunların eşler arasında konuşulabilir ve paylaşılabilir hale gelebilmesidir.
Son olarak; sorduğunuz sorular bana, bu evliliği hâlâ önemsediğinizi ve ilişkiniz için çaba göstermeye devam ettiğinizi düşündürdü. Bu süreçte sadece ilişkinize değil, kendinize de küçük nefes alanları açmayı ihmal etmeyin. Sevdiğiniz bir uğraş, kısa yürüyüşler ya da size iyi gelen insanlarla vakit geçirmek, yaşadığınız yoğun duyguların biraz olsun hafiflemesine yardımcı olabilir. Çünkü bu süreçte sadece evliliğiniz değil, sizin kendinizle kurduğunuz ilişki de ilgi ve şefkati hak ediyor.
Bu durumun hala sizi etkilediğini ve bu sürecin devam ettiğini hissederseniz, bir psikologla görüşerek de bu sürecin dinamiklerini birlikte anlamayı ve ilişkinizi güçlendirici adımlar atmayı da düşünebilirsiniz.
Tekrardan danışmak istediğiniz bir konu olursa her zaman ulaşabilirsiniz.
Sevgiyle Kalın
Psikolog Ecem Bakıner
Yasal Bilgilendirme: Bu içerik tanı ve tedavi niteliği taşımayan, genel psikolojik bilgilendirme amaçlıdır.