Psk. Melisa Sude Kav
Mersin
Bilişsel Davranışcı Terapi, ACT, Şema Terapi
Uzman Hakkında
2024 yılında İstanbul Kent Üniversitesi Psikoloji bölümünden Onur derecesiyle mezun oldum. İzmir Psikoloji Enstitüsünün düzenlediği Bilişsel Davranışçı Terapi, ACT ( Kabul ve Karalılık Terapisi ) ve Şema Terapi Uygulayıcı eğitimlerimi tamamladım. Şu an da Mersin Üniversitesi Aile Eğitimi ve Çift Danışmanlığında Yüksek Lisans yapmaktayım.
Eğitim
- İstanbul Kent Üniversitesi - Lisans
- Mersin Üniversitesi - Yüksek Lisans
Seminerler / Konferanslar (Sertifikalar)
- DIR101 Floortime
- İstanbul Kent Üniversitesi Terapi Odadına Hazırlık Normatif Olmayan Çift İlişkisi semineri
- Gipdermersin Bireye Dokunan Ekoller semineri
Uzmanlık Alanları
Çalışma Ekolleri
- Bilişsel Davranışcı Terapi
- ACT
- Şema Terapi
Cevaplar (156)
merhaba sevgili danışan,Eski eşinizin sizi gün içinde 20 den fazla arayarak evde olup bitenleri sorgulaması çocuğunuz üzerinden bilgi toplaması ve sizi kötülemesi çocuk üzerindeki duygusal istismarın ve manipülasyonun net bir şekilde gösteriyor. Oğlunuzun şu anda 14 yaşında olması bir ergen olarak hem kimlik arayışında hem de iki ebeveynin yaşadığı çatışmalarla birlikte arada kalması onun üzerinde sadakat çatışmasını da yaşaması da normal bir durum. Babasını kaybetme korkusu ve manipülatif baskısı üzerindeki öfkesi güvenli olarak gördüğü size yansıtıyor muhtemelen size önerim ise telefon iletişiminize sınır getirin yani günde 20 kez aranmak bir iletişim değil denetim mekanizmasıdır. Oğlunuzla konuşarak babasıyla görüşme saatlerini düzenlemesi gerektiğini dile getirebilirsiniz. Babasıyla olan telefon görüşmelerini günün belli saatlerde olmasını sağlayın ki telefonun ev içindeki tüm detayları aktarmak için bir araç olmasını da engellemiş olursunuz. Ayrıca oğlunuza baban seni kandırıyor baban sorumsuz biri demek onu daha çok babasının tarafına iter. Bunun yerine eski eşinizin söylediği bir yalan ya da kötüleme gündeme geldiğinde savunmaya geçmeyin. Unutmayın oğlunuzun ifadeleri 14 yaşında babası tarafından manipüle edilmiş bir ergenin ağzından çıktığını kendinize hatırlatın sözleri kişisel olarak algılamamaya çalışın sözel bir savaşa girmek yerine şu an ikimiz de çok sinirliyiz sakinleşince konuşmaya devam edelim oğlum demeyi deneyebilirsiniz. Başka bir sorunuz varsa tekrar soru oluşturabilirsiniz. Psikolog Melisa Sude Kav
merhaba sevgili danışan,Yaşadıklarınızın sizi be kadar yorduğunu ve içinizde boşluk yarattığını anlayabiliyorum. Çocukluk döneminizde anne ve babanızın arasındaki sürekli olan gelgitlere şahit olmanız bir ebeveynin diğer ebeveyni kötülemesi sonradan hiçbir şey olmamış gibi hayatına devam etmesi bir çocuk için oldukça karmaşık duygulardır. Çünkü bir çocuk ebeveynlerinde güven şefkat dolu bir ortam ararken ebeveynlerinin onu böyle hissettirmesi güvende hissetme duygusu zedelemiş olabilir. Babanızla aranızdaki baba kız ilişkisinin oluşmaması ve bazı yaşanılan olaylar sonucunda aranızda iyi bir iletişim olmaması anlaşılır bir durum. Bazen insan sadece yaşadığı olaylara değil, hiç yaşayamadığı ilişkiye de yas tutar. Belki de içinizdeki o boşluk hissi şu an ki sahip olduğunuz baba ilişkisini kaybetmekten çok sahip olamadığınız baba kız ilişkisiyle ilgili olabilir. Üniversite için farklı bir yurda geçmek sizin için yeni bir alan açabilir. Ama yeni bir ortam geçmişteki yaşadığın duyguların hemen kaybolmasını sağlamaz. Çünkü içinizde oluşan o boşluk uzun süre duygusal ihtiyaçların karşılanmadığı bir boşluk bundan dolayı hemen kapanmasını beklemek gerçekçi olmayabilir. Şu an kendinize neden hala geçmedi diye sormak yetine içimde aslında neye ihtiyaç duyan bir parça var onu bulmak daha yarar sağlayacaktır. İyileşmek yaşanan olayları yok saymaktan veya babanızla ilgili her şeyi unutmakla olacak olan bir durum değildir. Bundan ziyade geçmişte görülmeyen taraflarınız ihtiyaçlarınız anlaşılmamış yönlerinizi anlamaya çalışmaktır. Psikolog Melisa Sude Kav
merhaba sevgili danışan,Anlattığınız durum aslında pek çok kişinin başına gelen bir döngü biçimi karşınızdaki kişiyi sevip sevmemenizden ziyade onun size olan sevgisinden sürekli emin olmaya çalışıyorsunuz, Sürekli zihninizde onu gerçekten seviyor muyum? yeterince seviyor muyum? veya neden eskisi kadar duygu yoğunluğu besleyemiyorum? bu sorular yüzünden ilişkiyi ilerletmek yerine sürekli olarak bu döngüde kalıp duygularınızı kontrol etmeye çalışıyorsunuz. Fakat duygular sürekli aynı yoğunlukta kalmaz bir gün çok yoğun sevgi heyecan hissederken diğer gün daha sakin durgun hissetmeniz sevginizin bittiğini göstermez. Siz sürekli aslında sevginizi teste sokuyorsunuz. Şu an ne hissediyorum? fakat bu sorgulamalar zamanla karşı tarafın bunalmasına yol açabilir. Bu nedenle sürekli sorgulamaya çalışmak yerine düşünce geldiğinde şunu kendinize söylemeyi deneyebilirsiniz deneyebilirsiniz: “Şu an sevgimi sorgulama düşüncesi geldi. Buna hemen cevap vermek zorunda değilim. ”Duygularınızı ya da sevginizi kanıtlamaya çalışmak yerine ilişkideki paylaşımlara ortak deneyimlerinize odaklanırsanız aranızdaki bağ zamanla daha da güçlenecektir. Eğer li bu kontrol etme ihtiyacınız ve bunun altında yatan kaygı günlük yaşamınızı etkiliyor işlevselliğinizi düşürüyorsa mutlaka bir uzman tarafından destek almanızı tavsiye ederim. Kendinize bu süreçte biraz alan tanıyın. Her düşünce geldiğinde onun peşinden gitmek zorunda değilsiniz. Unutmayın Düşüncenin gelmesi, onun doğru olduğu anlamına gelmez. Sevgi bazen çok yoğun bazen de daha sakin hissedilebilir Psikolog Melisa Sude Kav
merhaba sevgili danışan,Yaşadığınız bu döngü sizi hem ruhsal hem de fiziksel açıdan son derece zorladığını ve yıprattığını yazdıklarınızdan anlayabiliyorum. Zihniniz geçmişte yaşadığınız toksik ilişkiyle baş etmeye çalışırken bir yandan da bu duygusal yükü bedensel bir tepki olarak kusmayla ortaya çıkarıyor. Yani eski partnerinizi düşünmek sizde güçlü bir mide bulantısı ve tiksinti yaratıyor gibi görünüyor. Zihinde kiloyla ilgili kaygıları bu bağlantıyla araç olarak kullanıyor. O kişi de bu sayede zihninde canlı duruyor. Kusma eylemi o anki kısa süreli rahatlama sağlasa da uzun vadede bağımlılık döngüsünü mide bulantısıyla destekliyor. Eski partnerinizi stalklamak beyinde tıpkı bir madde bağımlılığı gibi dopamin dalgalanmasına yol açıyor. Ve aslında o kişiyi unutamamanın en büyük sebeplerinden biridir. O kişiyi gördükçe zihin toksik anıları yeniden yaşar ve kusma davranışını da tetikler. Bulantı veya kusma isteği geldiğinde zihnin seni o kişiyi düşünmeye yönlendirmesine izin vermemeye çalışabilirsiniz bulantı hissi geldiğinde ortamı değiştirmeye deneyin yüzünüzü soğuk bir suyla yıkayıp buz veya duyusal olarak seni an’a getirecek mesela bir koku koklamak gibi uyaranları deneyin. Bunun dışında günde 2-3 kez kusmak ciddi şekilde sağlık yönünde tehlike arz edebilir bundan dolayı size tavsiyem bir uzmandan profesyonel bir destek almanız. Yeme bozuklukları ve travmatik ilişki geçmişindeki BDT zihnin bu kusma davranışıyla ilgili belirtilerde düşünce kalıplarını değiştirmede etkili bir yöntemdir. Psikolog Melisa Sude Kav