Psk. Simge Akgül
Balıkesir
Online Danışmanlık, İlişki Danışmanlığı, Yetişkin Danışmanlığı, Ebeveyn Danışmanlığı, Dikkat ve Hiperaktivite Bozuklukları
Uzman Hakkında
Ben Psikolog Simge Akgül. Kadir Has Üniversitesi Psikoloji (İngilizce) bölümünden onur derecesiyle mezun oldum. Üniversite yıllarımda insan davranışının derinliklerini, duyguların yaşamımızdaki yönlendirici gücünü ve her bireyin iç dünyasının kendine özgü dilini anlamaya yoğunlaştım. Mesleki yolculuğumun önemli bir dönüm noktası, Berlin’deki International Psychoanalytic University’de yaptığım çalışmalar oldu. Burada psikanalitik kuram, kişilik gelişimi ve çocuk-ergen psikolojisi üzerine uygulamalı eğitimler aldım; gözlem ve vaka temelli süreçlerde aktif olarak yer aldım. Bu deneyim, insanın içsel dünyasına bütüncül bir bakış geliştirmemi sağladı. Almanya’da kazandığım bu deneyimin ardından, mesleki denkliğimi de Almanya’dan alarak uluslararası düzeyde yetkinliğimi belgeleme fırsatı buldum.
Ayrıca IMDAT Project – Mental Health Association bünyesinde, 81 ilden seçilen temsilci psikologlardan biri olarak Balıkesir il temsilcisi görevini üstlendim. Bu süreçte, alanında uzman isimlerden eğitimler alarak gönüllü psikolojik destek hizmetleri verdim.
BDT ve ACT ekolleri ağırlıklı olarak, yetişkin/ergen/çocuk alanında hizmet veriyorum.
Eğitim
- Kadir has üniversitesi - Lisans
Seminerler / Konferanslar (Sertifikalar)
- İmdat eğitim kapsamında 500+ saat eğitim
Uzmanlık Alanları
Çalışma Ekolleri
- Bdt, act
Cevaplar (26)
Merhabalar,Öncelikle kaybınız için başsağlığı diliyorum. Yaşadığınız panik atakların bir uzman tarafından değerlendirilip tanılandırılıp tanılandırılmadığını ve daha önce bu konuda herhangi bir psikolojik ya da psikiyatrik destek alıp almadığınızı merak ediyorum. Özellikle şikâyetlerinizin son bir yıldır her gece tekrarlaması, süreci daha yakından değerlendirmeyi önemli hale getiriyor. Anlattıklarınızda yalnızca “panik atak” değil, uykuya geçiş ve geceyle ilgili öğrenilmiş bir korku döngüsü de dikkatimi çekti. Çocukken annenizin yanında uyumaya alışmış olmanız, yalnız uyumaya geçtiğiniz dönemde kalp çarpıntısının sizi korkutması ve yıllar sonra babanızın uykusunda hayatını kaybetmesi, zihninizin gece ve uyku ile ilgili “Bir şey olursa?”, “Kalbim hızlanırsa?”, “Kontrolümü kaybedersem?” gibi tehdit algılarını güçlendirmiş olabilir. Özellikle babanızı uykusunda kaybetmiş olmanız nedeniyle, uykuya dalarken bedeninizde oluşan en küçük değişikliği bile tehlike işareti olarak algılamanız mümkün. Kalp atışınızı fark ediyorsunuz “Ya yine panik olursa?” düşüncesi geliyor , bedensel belirtileri daha fazla kontrol ediyorsunuz , kaygınız yükseliyor , panik ortaya çıkıyor. Böylece beyin zamanla “gece = tehlike” bağlantısını öğrenebiliyor. Bu yüzden “Panik geldiğinde nasıl durdurabilirim?” sorusundan önce, panik belirtilerinden korkma ve onları kontrol etmeye çalışma döngüsünü ele almak gerekiyor. Üstelik bunun yaklaşık bir yıldır neredeyse her gece tekrarladığını söylüyorsunuz. Bu kadar uzun süren ve uykunuzu etkileyen bir durumla tek başınıza mücadele etmek zorunda değilsiniz. Bir psikologdan profesyonel destek almanızı özellikle öneririm. Panik atak konusunda çalışırken yalnızca o anki atağı bastırmaya değil; bedensel duyumlara yönelik korkuyu, geceyle ilgili kaygıları, kaçınma ve kontrol davranışlarını ve geçmiş yaşantıların bugün üzerinizde oluşturduğu etkiyi birlikte ele almak mümkün. Gerekli görülürse psikiyatri değerlendirmesi de sürece eklenebilir. Panik ataklar ve gece kaygısı üzerinde çalışılabilen, tedavi edilebilen durumlardır. En kısa sürede destek almanız faydalı olacaktır. Psk Simge Akgül
Merhaba,Öncelikle yaşadığınız yoğun suçluluk ve kaygının sizi ne kadar tükettiği çok anlaşılır. Ancak anlattığınız durumda asıl dikkat edilmesi gereken noktanın, o anda ne olduğundan çok sonrasında zihninizin yaşanan olayı nasıl ele aldığı olduğunu düşünüyorum. “Acaba gerçekten ilgimi çekti mi?”, “Yaklaşma amacım neydi?”, “Ya isteyerek yaptıysam?”, “Aldatmış olabilir miyim?” gibi soruların her biri size kesin bir cevap bulmanız gerekiyormuş gibi hissettirebilir. Fakat OKB'de özellikle geçmişte yaşanmış ve tam hatırlanamayan bir olay söz konusu olduğunda zihin bu belirsizliği kabul etmekte zorlanabilir. Hatırlamaya çalışmak, niyetinizi analiz etmek, bedensel hislerin anlamını çözmeye çalışmak ve tekrar tekrar kendinizi sorgulamak ise kısa süreli rahatlama sağlasa bile döngünün daha da güçlenmesine neden olabilir. Ayrıca alkollü olduğunuz için olayı tam hatırlayamamanız, zihninizin kesinlik arayışını daha da artırmış olabilir. Fakat tam hatırlayamıyor olmanız, zihninizin ürettiği en kötü ihtimalin doğru olduğu anlamına gelmez. Bu nedenle kendinizi sevgilinizden soyutlamanız, olayı tekrar tekrar analiz etmeniz veya ondan “Aldatmış sayılmazsın” şeklinde güvence almaya çalışmanız yerine, bu döngünün kendisine müdahale etmek çok daha önemli. 7 yıldır OKB yaşadığınızı ve şu anda günlük işlevselliğinizi, ilişkinizi ve kendinizi algılayışınızı ciddi şekilde etkilediğini belirttiğiniz için profesyonel destek almanızı özellikle öneririm. Bir psikiyatristle mevcut tedavinizi sürdürürken, OKB konusunda deneyimli bir psikologla özellikle obsesyonları analiz etmek yerine belirsizliğe tolerans geliştirmeye ve kompulsif güvence/analiz döngülerini azaltmaya yönelik çalışmak faydalı olacaktır. Psk Simge Akgül
Merhabalar,Yaşadığınız şey yalnızca “güven problemi” gibi görünmüyor. Asıl yorucu olan, ilişkinin güven kırılması → şüphe → mesafe → daha fazla güvence ihtiyacı → yeniden gerilim döngüsüne girmiş olması. İlişkinin başında yaşanan telefon kontrolü, eski ilişkilerin araştırılması ve verilen sözlerin tutulmaması elbette güveni zedeleyebilir. Burada sizin de kendi payınızı görüp sorumluluk almanız önemli. Ancak güvenin yeniden kurulması, bir tarafın sürekli kendisini kanıtlamasıyla mümkün olmaz. Çünkü güven, tekrar tekrar “inan bana” demekle değil; zaman içinde tutarlı davranışlar ve karşılıklı güvenli bir ilişki ortamı oluşmasıyla gelişir. Bu nedenle bundan sonraki süreçte yalnızca “Ben ne yaparsam bana tekrar güvenir?” sorusuna odaklanmak yerine, ikinizin de şu sorulara bakması gerekiyor:Geçmişte yaşanan kırgınlıklar gerçekten konuşulup onarılabiliyor mu?Kırılan taraf, kırgınlığını ifade ederken diğerini cezalandırmadan ilişki içinde kalabiliyor mu?Siz de kendinizi sürekli savunmak ve güveninizi kanıtlamak zorunda hissetmeden ilişkide var olabiliyor musunuz?İkiniz de ilişkinin sorumluluğunu birlikte taşıyor musunuz?Özellikle yakınlaşıp uzaklaşma, belirsizlik ve göndermeli davranışlar uzun süre devam ettiğinde kişi zamanla ilişkinin kendisinden çok, “Şu an benden emin mi?” sorusuyla meşgul olmaya başlayabilir. Bu da ilişkiyi oldukça yorucu hale getirir. Dolayısıyla hedefiniz geçmişi hiç yaşanmamış gibi yapmak değil; geçmişte olanları kabul edip bundan sonra daha açık iletişim, sınırlar, tutarlılık ve karşılıklı güven üzerinden yeni bir ilişki biçimi oluşturmak olmalı. Ve önemli bir nokta: Onun size yeniden güvenmesi için gereken zamanı tanıyabilirsiniz; ancak bu süreçte kendinizi sürekli ispat etmek zorunda değilsiniz. Güveni yeniden kurmak iki kişinin ortak sorumluluğudur. Eğer aynı döngü tekrar tekrar yaşanıyor ve nerede başlayıp nerede kırıldığınızı ayırt etmek zorlaşıyorsa, bunu bir uzman eşliğinde ilişkinin dinamikleri üzerinden çalışmak oldukça faydalı olabilir. Çünkü bazen sorun tek bir olay değil, iki kişinin birbirinin davranışlarını tetikleyerek oluşturduğu döngüdür. Psk Simge Akgül
Anlattıklarınız, son 10 ayın sizin için ne kadar yorucu geçtiğini gösteriyor. Bir zamanlar yönetebildiğinizi hissettiğiniz düşüncelerin giderek yoğunlaşması, artık işe giderken ya da dışarı çıktığınızda bile size eşlik etmesi yaşam kalitenizi ciddi şekilde etkiliyor gibi görünüyor. Bu kadar yoğun kaygıyla yaşamak gerçekten kolay değil. OKB, kişiye istemediği, rahatsız edici ve yoğun kaygı uyandıran düşünceler yaşatabilir. Bu düşüncelerin aklınıza gelmesi, onları istediğiniz ya da sizi tanımladığı anlamına gelmez. Özellikle "Bir insanda bu kadar kötü düşünce olamaz. " diye düşünmeniz de OKB'nin oluşturduğu kaygıyı daha da artırabilir. Zihin, tehdit olarak algıladığı düşüncelere daha fazla odaklandıkça, bu döngü güçlenebilir. Bununla birlikte, "Düşüncelerimin sesli olarak duyulduğunu hissediyorum. " şeklinde ifade ettiğiniz durum, mutlaka üzerinde durulması gereken bir belirtidir. Kullandığınız ilaca rağmen bu deneyimin devam etmesi veya sonradan ortaya çıkmış olması, tedavi sürecinizin yeniden değerlendirilmesini gerektirebilir. Bu nedenle sizi takip eden psikiyatri uzmanınızla bunu ayrıntılı şekilde paylaşmanız önemlidir. OKB tedavisinde ilaç desteğinin yanı sıra psikoterapi de oldukça önemli bir yere sahiptir. Özellikle OKB alanında çalışan bir psikologla yürütülecek terapi süreci, kaygıyı besleyen düşünce döngülerini fark etmenize ve onlarla daha sağlıklı başa çıkabilmenize yardımcı olabilir. Yaşadığınız belirtilerin günlük yaşamınızı bu kadar etkilemesi nedeniyle, tedavinizi yalnızca mevcut haliyle sürdürmek yerine psikiyatri kontrolünüzü aksatmamanızı ve eş zamanlı olarak psikolojik danışmanlık desteği almanızı öneririm. Sürecinize ben de destek olabilirim ya da aklınıza takılan başka bir konu olursa tekrar buradan paylaşabilirsiniz. Psk. Simge Akgül